Error

An Error Was Encountered

The action you have requested is not allowed.

Haber Detayı
04 Ekim 2016 - Salı 21:58 Bu haber 820 kez okundu
 
Sandalyede Namaz Kılmak!
Köşe Yazıları Haberi


Diyanet, “Olmaz” diyor. Kılanlarsa, “Bizim kıldıklarımız ne olacak?” diye soruyor. Tanınmış din adamlarından kimileri “Olur”, kimileri “Olmaz” diyor. Diyanetin aklı, şimdi mi başına geldi acaba?

     Namaz kılmak, İslam’ın 5 şartından biri. İyi bir Müslüman olmanın da, ölçüsü olarak kabul ediliyor.

       Namazın, “Miraç” olayından sonra, Allah’ın Hz. Peygamber’e bir talimatı, onun da Müslümanlara bir “Tebliği” olduğu biliniyor.

      Rivayete göre, Allah’ın Hz. Peygambere vahyinde  50 rekattan 5 rekata düşürdüğü söylenen Namazın kılınması, Müslümanlara büyük bir gönül huzuru veriyor.

     Namazın nasıl kılınacağı konusunda Kur’an-ı Kerim’de bir açıklama olmadığı için, Hz. Peygamberin, “Benim gibi kılın” dediği ve Müslümanların onun gibi kıldıkları hususunun, günümüze kadar geldiği de biliniyor.

                                  NAMAZIN MECBURİYETLERİ

      Namaz kılmak, yaşı ve aklı baliğ her Müslüman’a mecbur kılındığı gibi, kılınması sırasında da bazı mecburiyetleri var.  Sayısı 6 olan bu mecburiyetlere “Namazın Rüknü” deniyor ve  onların yapılması “Olmazsa olmaz”lardan sayılıyor.

     Bunlardan “Kıyam” denilen ayakta durmak, “Rüku” denilen  ayakta eğilmek ve “Secde” denilen yere kapanmak, üç ayrı mecburiyeti oluşturuyor.

     Sağlık durumu bunları yapmaya uygun olmayanlar içinse, bazı kolaylıklar getirilmiş.

     İşte bunlardan biri de, “Oturarak Namaz Kılmak.”

                      SANDALYEYE OTURUP NAMAZ KILINIR MI?

     “Oturarak namaz kılmak caizdir” denince kimi Müslümanlar, sandalyede ya da taburede oturmayı  tercih etmişler.

   İşte, son günlerde bu durum ihtilaf konusu olunca da, Diyanet İşleri Başkanlığı bir açıklama yapıyor ve “Sandalyeye oturarak, namaz kılınamaz.” diyor.

     Bu şekilde namaz kılan vatandaşlar da, “Bizim kıldığımız namazlar ne olacak? diye soruyorlar. Vatandaşlar, “Bunun olmadığı, Diyanetin şimdi mi aklına geldi?” deyince, bu konuyu ben de merak ettim.

     Bir Din Bilgini ya da Fetva Makamında olmadığım için, yaşayan Din Adamlarının görüşlerini araştırdım ve yazılı neşriyatı inceledim.

      Bu kişiler, prensip olarak Sandalyede namaz kılmanın caiz olmadığını söyleseler de, “Ancaaak” diyerek, esnek davrananlar da var.

     Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen zat, “Çok mecbur kalmadıkça, kılınmamalı.  Hasta ve sakatlar, (beden özürlüler) oturarak ya da yatarak ve ‘İma’ (işaret)  ile namaz kılabilirler” diyor

     İma ile namaz kılarken de bedenin değil, sadece başın oynatılması gerektiğini belirtiyor.

     Bir müçtehit gibi davranan Osman Ünlü Hoca ise, “Namazda ayakları sarkıtmak” olamayacağına göre, sandalyede namaz kılmayı doğru bulmuyor. Sandalye ile namaz kılanların, Camileri Kilise havasına soktukları için, bu hareketi doğru karşılamıyor.

      Prof. Cevat Akşit Hoca, “kimi olur, kimi olmaz.” derken, olmasının ve olmamasının şartlarını anlatıyor. Olabileceğini de söylüyor.

       Dini neşriyat yapan Dost TV adlı TV kanalına çıkan bir din adamı, Hz. Peygamber’i örnek gösteriyor ve ölümüne yakın iki kişinin koltuğunda mescide gelen Peygamberimizin, ayakta duramadığı için, namazı oturarak kıldığını, sorulduğunda; “Oturunca, secdeye daha yakın oluyorum. O nedenle oturarak kıldım” dediğini ifade ediyor.

     Bu kişi, mecburiyet tahtında sandalyede de namaz kılınabileceğini söylüyor.

                                        DOĞRU OLAN HANGİSİ?

     Değerli okuyucularım, sandalyede oturarak namaz kılan vatandaşlarımız bu açıklamalardan, özellikle Diyanet’in yaptığı açıklamadan, çok tedirgin oldular.

    Bütün bu açıklamalardan anlaşılıyor ki, ayakta durmaya gücü olmayanların, “Oturarak namaz kılmaları”  uygun görülüyor. Çünkü, namazda bacakları sarkıtmak doğru olmadığı için, sandalyeye oturup bacakları sarkıtmak da, uygun bulunmuyor.

     Oturarak namaz kılanlarınsa, rüku ve secdelerini bu sebeple “İma” ile yani baş hareketi ile yapmaları, uygun bulunuyor. Hatta, bacakları kıbleye doğru uzatıp, yatarak da namaz kılmanın caiz olduğu ittifakla kabul ediliyor.

    Dinde “Mantık” aranmamakla birlikte, İslam dini mantığa en yakın din olarak bilinir. Dikkat edilirse din adamlarımız ve din görevlilerimiz, öğütlerini ve açıklamalarını mantık ölçülerinde yapıp, doğruluğunu bu şekilde kanıtlama yoluna giderler.

    Şimdi biz de böyle düşünerek, olaya maddeler halinde açıklık getirmeye çalışalım.

1. Sandalyede oturan ayaklarını uzattığına göre, oturarak ya da yatarak namaz kılan da, ayaklarını uzatmaktadır. Aralarında farklılık yoktur.

2. Sandalyede namaz kılan ayağa kalkmakta, yani “Kıyam” yapmaktadır. Oturanın böyle bir şansı yoktur. Yani, sandalyede oturan namazın bu  rüknünü yerine getirmekte, oturarak kılansa bunu yapamıyor.

3. Sandalyede oturan, ayakta eğilerek rüku da yapabilmekte, namazın bu rüknünü de yerine getirmektedir. Oturarak ya da yatarak kılansa, bunu da yapamıyor.

4. Sandalyede oturan sadece secde yapamıyor ve bunu işaretle yapabiliyor. Namazın, yerine getiremediği tek rüknü budur.

    Demek oluyor ki, oturarak namaz kılana kıyasla, sandalyede namaz kılmanın daha uygun yanları var.

   Sandalyede namaz kılanlar, rahatsızlıkları sebebiyle bacaklarını bükemedikleri ve dizleri üstüne oturamadıkları için, bu yolu tercih ediyorlar. Keyfi davrananlar olursa, vebali üzerlerinedir.

   O halde, Sandalye ya da tabure üstüne oturarak namaz kılınabiliyor. Oturarak namaz kılanlar ayağa kalkamadıkları için, sandalyenin daha avantajlı yanları var.

    Öte yandan Allah, taşıyamayacağı hiçbir yükü kullarına yüklemiyor. 

    İslamiyet’te “Ameller, niyetlerle ölçüldüğü” için şekilden çok, niyetinizin samimiyeti ve doğruluğu önemlidir.

    Allah, tüm ibadetlerimizi kabul ve makbul eylesin,

         Hoparlör’le Ezan Okumak!

     İşte, bunu doğru bulmuyorlar. Din adamları yaptıkları açıklamalarda, Hz. Peygamberin, yüksekçe bir yere çıkarak, ezanın yalın bir sesle okunmasını istediğini, sesi yükseltmek için hiçbir araç ve çare aramadığını söylüyorlar.

     Minarelerin de o sebeple yapıldığını, çok sayıda minarenin ezanı duyurmak için yeterli olduğunu ve buna dönülmesi gerektiğini, ısrarla belirtiyorlar.

    Bu köşeyi izleyen okuyucularım, ezan okumanın bağırmaktan ibaret olmadığını ve onun da bazı kuralları  ve tekniği olduğunu anlatmaya çalışmıştım. Görüşümü tekrarlıyorum.

       Abuk-sabuk fetvalarıyla gündem oluşturan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın da, bu konuda bir görüşü ve talimatı olmalıdır. Olur mu acaba? Bekleyip göreceğiz.

 

Kaynak: (İHA) - İhlas Haber Ajansı Editör:
 
Etiketler:
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Alıntı Yazarlar
Tekirdağ
Parçalı Bulutlu
Güncelleme: 06.07.2020
Bugün
22° - 31°
Salı
22° - 30°
Çarşamba
21° - 28°
Tekirdağ

Güncelleme: 06.07.2020
İmsak
03:40
Sabah
05:38
Öğle
13:20
İkindi
17:19
Akşam
20:52
Yatsı
22:41
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir FK
63
0
3
9
18
30
2
Trabzonspor
58
0
3
10
16
29
3
Sivasspor
54
0
6
9
15
30
4
Galatasaray
52
0
5
10
14
29
5
Beşiktaş
50
0
9
5
15
29
6
Fenerbahçe
49
0
9
7
14
30
7
Alanyaspor
48
0
8
9
13
30
8
Göztepe
38
0
12
8
10
30
9
Gaziantep FK
38
0
10
11
9
30
10
Antalyaspor
37
0
11
10
9
30
11
Kasımpaşa
36
0
14
6
10
30
12
Gençlerbirliği
32
0
14
8
8
30
13
Denizlispor
32
0
14
8
8
30
14
Yeni Malatyaspor
29
0
15
8
7
30
15
Çaykur Rizespor
29
0
16
5
8
29
16
Kayserispor
28
0
15
7
7
29
17
Konyaspor
27
0
12
12
5
29
18
MKE Ankaragücü
25
0
15
10
5
30
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı