301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Haber Detayı
13 Ekim 2016 - Perşembe 22:42 Bu haber 205 kez okundu
 
Diyanet İşleri Böyle Olmamalıydı!
Köşe Yazıları Haberi


Özellikle  İslam Dini’ne ve mensuplarına hizmet amacıyla, bir “İrşat Müessesesi” olarak kurulan teşkilat, son yıllarda hep olumsuzluklarla anıldı. Halkımızın benimsediği manevi değerler üzerinde ağırlığı olan bu kurum, acaba neden böyle oldu?

 

     Çünkü, siyasallaştı. Osmanlı’nın da önemli bir kurumu olan “Şer’iye ve Evkaf Vekaleti” kaldırıldıktan sonra, oluşan boşluğun bu kurum tarafından doldurulması istendi. Atatürk’ün isteği ve emriyle kurulan teşkilat, bu günlere kadar iyi de çalıştı.

    Kuruluş amacına biraz daha ayrıntıyla dönersek, “İslam dini’nin inançları, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmek” onun esas görevi olarak belirlenmişti.

    3 Mart 1924 tarihinde çıkarılan 429 numaralı Kanun, aynen böyle diyordu.

   Teşkilat, geçen zaman içinde, bazı sapmalara ve siyasi müdahalelere rağmen, görevini yapmaya çalıştı. Kuruluş amacını ciddi biçimde benimsediyse de, sosyal ve siyasi hayatımızda, bu günkü kadar hiç bir şekilde tartışma konusu olmadı.

        Çünkü, liyakatle seçilen Başkanlar, görevlerini hep tarafsızlıkla ve başarıyla yürütmeye çalıştılar.

       İlk seçilen Başkan Rıfat Börekçi Hoca, 1924’ten, 1942 yılına kadar tam 18 yıl ve en uzun süre bu görevde kaldı. Atatürk’ün 1938’de, Ankara’daki cenaze  namazını da, bu muhterem kıldırmıştı.

      Daha sonra sırasıyla Şerafettin Yaltkaya (5 yıl), Ahmet Hamdi Akseki (4 yıl), Eyüp Sabri Hayırlıoğlu (9 yıl), Ömer Nasuhi Bilmen (1 yıl), Hasan Hüsnü Erdem (3 yıl), Tevfik Gerçeker (1 yıl), İbrahim Elmalı (1 yıl) Ali Rıza Hakses (2 yıl), Lütfi Doğan (4 yıl), Dr. Lütfi Doğan (4 yıl), Süleyman Ateş (2 yıl), Tayyar Altıkulaç (8 yıl), Mustafa Sait Yazıcıoğlu (5 yıl), Mehmet Nuri Yılmaz (11 yıl) ve Ali Bardakoğlu (7 yıl) süreyle bu görevi yaptılar.

      Son Başkan Ali Bardakoğlu’nun doğruyu işaret eden söylemlerini ve kendisine aykırı tutumunu beğenmeyen iktidar, onu bu görevden alarak, iktidarın gösterdiği yönde yürümeyi kabul eden Yardımcısı Mehmet Görmez’i, 2010 yılında Diyanet İşleri Başkanı yaptı. Görmez, onu bu göreve getirenlere sadakatle, görevine devam ediyor.

      Mehmet Görmez, dini söylemleri ve eylemleri “referans” alan siyasi iktidarın, telkinlerinin ve icraatının bir milimetre dahi dışına çıkmadı, çıkmıyor.

     O kadar ki, Cumhurbaşkanı onu, ülkemizle hiçbir alakası olmayan bir boksörün Amerika’daki cenazesine bile götürdü. Gittikleri yerde ilgi görmemeleri ise, başka bir konuydu.

     “İsraf’ın, dinimizce “haram” kılınmasına rağmen, altına bir milyon liralık zırhlı Mercedes araba satın aldıran Mehmet Görmez, halktan tepki alınca arabayı bıraktı. Ancak, bu kere Cumhurbaşkanı’nın tahsis ettiği başka bir Mercedes arabaya binmeyi ise, reddetmedi. Ve, halen biniyor da.

    Siyasi kimliğini iyice belli eden Diyanet İşleri Başkanı’nın, 429 numaralı kanun bir yana, Anayasa’nın 136’ncı maddesine de uymadığı görüldü.

    Anayasa madde 136, aynen şöyle diyordu. ”Genel İdare içinde kalan Diyanet İşleri Başkanlığı, ’laiklik’ ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalarak ve milletçe dayanışmayı ve bütünleşmeyi amaç edinerek, özel kanunda gösterilen görevleri yerine getirir.”

     Oysa, iktidarın benimsemediği “laiklik ilkesi”ni, Görmez’inde benimsemediğini, siyasi görüş ve düşüncelerinin de, iktidarla tıpa tıp aynı  olduğunu bilmeyen kalmadı.

     “Alevi” vatandaşların inançlarına, törelerine ve ibadet yerlerine teşkilat olarak kayıtsız kalmaları ve onları dışlar gibi davranmaları ise, toplumda hiçbir şekilde hoş karşılanmadı.

                            23 MİLYON LİRAYA NE OLDU?

    Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yaptığı harcamaları denetleyen Sayıştay, 2015 yılı Raporu’nda Diyanet’in yaptığı 23 milyon liralık harcamayı ya da bu paranın ne olduğunu sordu.

    Başkanlığın, bunun hesabını veremediği, gazetecilerin bu konudaki sorusuna da Başkan’ın, “İleride açıklarız.” cevabı vererek, konuyu kapatmak istediği belirtildi.

  Bir yıl geçti.  Henüz, hiçbir açıklama yok!

                  YANLIŞ VE SAPKIN FETVALAR, KURUMU YIPRATTI!

      Dini meselelerde görüş bildirmek yani fetva vermek piyasada yaygın hale geldiyse de,  doğruları bulup söylemek, her babayiğidin harcı değildir.

      Diyanet İşleri Başkanlığı ise, bu konuda halkımız tarafından tek yetkili “otorite” olarak kabul edilir.

     Çünkü, kurumun en az 15 kişiden oluşan ve “Fetva Makamı” niteliğinde olup, bilgili ve güvenilir kişilerden oluşan bir “Din İşleri Yüksek Kurulu” vardır.

      Halkın merak ettiği önemli dini meseleler, bu kurulda görüşülür ve kurulun İnternet sitesindeki “Dini Bilgilendirme Platformu”nda yayınlanır.

     Kurul, bu güne kadar Müslümanları şaşırtan ve kafasını karıştıran abuk-sabuk fetvalara kaynak oldu. Ancak son biri var ki, hani şu; “Babanın, öz kızını öperken şehvet duymasının normal olduğu.” Kurulun sitesinde yayınlanınca, kafa karışıklığı bir yana, durum “iğrenç” bir hal aldı.

     Fetva, alel-acele siteden kaldırılmış olsa bile, bu “iğrenç” durum ortadan kalkmadı ve Diyanet İşleri Başkanlığı, onarılmaz bir yara aldı.

    Bu çirkinliği, Başkan Görmez‘in gerçekten adı gibi görmediği anlaşıldı.

             SANDALYEDE YA DA TABUREDE, NAMAZ KILINMAZMIŞ

    Diyanet İşleri Başkanlığı, daha önce verdiği bir fetvada “Kılınabilir” demişti. Şimdi ise, “Olmaz” diyor. Ve ekleyip; “Yere oturarak ya da yatarak kılın.” diyor.

    Halkımızsa, “Hangisi doğru?” demeye başladı.

    Geçen haftaki bir yazımda, bunu etraflı bir biçimde anlatmaya çalışmıştım.

    Namazın içinde 6 rüknü, yani farzı vardır. Bunlardan üçü, sırasıyla “kıyam” yani ayakta durmak, “rüku” yani ayakta eğilmek ve “secde” yani yere kapanmaktır.

    Sandalye ya da taburede oturarak namaz kılanlar, bunlardan secde hariç diğer ikisini yapabildiği halde, yere oturarak ya da yatarak kılanlar, hiç birini yerine getiremezler.

    O halde lafın kısası; Diyanet aksini söylese de, sandalye ya da taburede oturarak namaz kılmak, evladır.

     Değerli okuyucularım; “Laik” bir ülkede, böyle dini bir müessese olamaz diyenler olsa da, biz Diyanet teşkilatının gerekliliğine inanıyor

 ve görev alanına saygı duyuyoruz.

     Teşkilat, kendisini siyasetten arındırdığında ve İslam dininin yüceliğine ve saygınlığına uygun doğru fetvalar verdiği takdirde, ona olan güvenimiz ve saygımız daha da artacaktır.

     Teşkilatın doğru ya da yanlış işler yapması, Mehmet Görmez’lerle mukayyet değildir.

  

Kaynak: (İHA) - İhlas Haber Ajansı Editör:
 
Etiketler:
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Öne Çıkanlar
Alıntı Yazarlar
Tekirdağ
Sisli
Güncelleme: 06.12.2019
Bugün
- 12°
Cumartesi
- 13°
Pazar
- 15°
Tekirdağ

Güncelleme: 06.12.2019
İmsak
06:41
Sabah
08:13
Öğle
13:06
İkindi
15:28
Akşam
17:49
Yatsı
19:15
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Sivasspor
27
0
2
3
8
13
2
İstanbul Başakşehir
25
0
2
4
7
13
3
Beşiktaş
24
0
3
3
7
13
4
Trabzonspor
23
0
2
5
6
13
5
Alanyaspor
22
0
3
4
6
13
6
Fenerbahçe
22
0
3
4
6
13
7
Yeni Malatyaspor
20
0
3
5
5
13
8
Galatasaray
20
0
3
5
5
13
9
Çaykur Rizespor
17
0
6
2
5
13
10
Göztepe
17
0
4
5
4
13
11
Denizlispor
17
0
6
2
5
13
12
Gaziantep FK
16
0
5
4
4
13
13
Gençlerbirliği
14
0
5
5
3
13
14
Konyaspor
13
0
6
4
3
13
15
Kasımpaşa
12
0
7
3
3
13
16
Antalyaspor
12
0
7
3
3
13
17
MKE Ankaragücü
9
0
8
3
2
13
18
Kayserispor
7
0
8
4
1
13
Arşiv Arama
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı