301 Moved Permanently

Moved Permanently

The document has moved here.

Yazı Detayı
04 Ocak 2017 - Çarşamba 20:47 Bu yazı 1161 kez okundu
 
Zeytin
Tekin Sönmez
 
 

Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında: "Şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi?" demişler. Bunun üzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı hamamböceği dökmüşler ve "Buyurun beyler, yiyiniz." demişler. Delilerden bir tanesi hemen zeytinlere saldırmış… Ötekisi araya girmiş: "Önce kaçanları yiyelim, öbürleri nasıl olsa duruyor!"

Teneffüs

Delileri başka hastaneye uçakla nakil yapıyorlarmış. Uçak havalandıktan sonra uçakta müthiş bir gürültü... Kaptan pilot çok rahatsız olmuş sesten. Bu gürültüyle bu yolculuk çekilmez deyip delilerin başındaki hemşireyi çağırtmış. "Hemşire hanı bunları bir oyunla falan oyalasanız!" demiş. Hemşire "Tamam!" deyip çıkmış. Kısa bir süre sonra uçakta çıt sesi bile kalmamış. Pilot merak etmiş, kabinden çıkıp hemşirenin yanına gitmiş, bakmış ki hemşire tek başına oturuyor. Pilot:
- Hemşire hanım hastalar nerede? diye sormuş.

Hemşire cevap vermiş:
- Öğretmencilik oynuyoruz ben öğretmenim. Ders zili çaldı uçağın kapısını açtım hepsi de teneffüse çıktı!!!

Kunduracı

Tımarhanedeki deliler doktorlar tarafından muayene edilmektedir. Hastalara doktorlar tarafından değişik sorular sorulur. Delilerden bir tanesi mantıklı cevaplar verir ve doktorlar onun akıllanmış olabileceğini düşünürler. Doktorlardan biri sorar:
- Hastaneden çıkınca ne iş yapmayı düşünüyosun?
- Kunduracıyım efendim.
- Bana bir ayakkabı diker misin?
- Tabi efendim!
Doktorun ayak ölçüsünü alır, ayakkabının modelini rengini vb bilgileri alır vedalaşır tam çıkmak üzereyken doktora dönerek efendim bir şey sormak istiyorum. Doktor, buyur evladım deyince. Deli sorar:
- Ayakkabınızın topuğunu arkaya mı, yoksa öne mi istersiniz?

Karıştırmadın Ki

Bir gün iki deli havuzun başında oturup çay içiyorlarmış. Delinin biri çayı için getirilen şekeri havuza amış ve havuzun suyundan bir yudum almış:
- Şeker attım ama tadı yok!

İkinci deli:
- Niye tadı olsun, karıştırmadın ki salak!...
Kaynak: Sihirli hikayeler.com
Kalın sağlıcakla.

Leyleği Kuşa Benzettim

Nasreddin Hoca’ya bir gün komşunun kızı, pencereden başını sarkıtıp:
– Hocam, demiş, leyleği havada görmek gezmeye yerde görmek yatmaya, bacada görmek de birine sevdalanıp baca gibi tütmeye delalet edermiş. Doğru mu bu?
Hikâye bu ya, o güne kadar hiç leylek görmemiş olan Nasreddin Hoca merakla sormuş:
– Leylek de ne oluyor?
– Bak Hocam, demiş komşu kızı, biri sizin bacada?
Hoca başını çevirip bacaya bakmış. Gözlerine inanamamış. Geri dönüp sezdirmeden bacaya çıkmış. Bir hamlede leyleği yakalayıp eve getirmiş. Kuş dese benziyor gibi ama, değil.
Eline makas mı almış, yoksa bıçak mı almış, orası bilinmez; hayvancağızın gagasını, bacağını, kanadını bir güzel düzelttikten sonra:
– Eh, demiş, şimdi kuşa benzedin!

 
Etiketler:
Yorumlar