ads
DOLAR 45.99 ₺
EURO 53.43 ₺
STERLIN 61.66 ₺
G.ALTIN 6,580.02 ₺
Ç.ALTIN 10,972.81 ₺
BİLEZİK 6,120.61 ₺
BTC 75,320.23 $
ETH 2,057.84 $
BİST 0.00

    CHP’de Akil İnsanlar Kalmadı mı? Kendi Kendilerini Bitiriyorlar!

    SARAY
    Yayınlama: 27 Mayıs 2026 Çarşamba 21:59 Kaynak: Haber Merkezi Editör: Tekin Sönmez

    CHP’de Akil İnsanlar Kalmadı mı? Kendi Kendilerini Bitiriyorlar!

    CHP’de Akil İnsanlar Kalmadı mı? Kendi Kendilerini Bitiriyorlar!

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 103 yıllık bir siyasi geçmişe sahip olmasına rağmen bugün gelinen noktada kendi içinde birlik ve beraberliği sağlayamayan, krizleri yönetemeyen ve kendi değerlerine dahi sahip çıkamayan bir görüntü vermektedir. Türkiye’nin en köklü partilerinden biri olan CHP’nin, yaşanan her tartışmada kendi kendini yıpratması artık sıradan bir durum haline gelmiştir.

    Bugüne kadar Atatürk’ün mirası ve Cumhuriyet değerleri üzerinden siyaset yapan bir partinin, bugün kendi genel başkanlarını, kendi kadrolarını ve kendi geçmişini hedef alan bir yapıya dönüşmesi düşündürücü olduğu kadar utanç vericidir. Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun fotoğraflarının yırtılması ne kadar büyük bir saygısızlıksa, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in küçümseyici ifadelerle hedef alınması da aynı derecede yanlış ve siyasetsiz bir tavırdır.

    CHP içerisinde aklı selim davranacak, kriz anlarında toparlayıcı rol üstlenecek “akil insanların” kalmadığı açıkça görülüyor. Her kafadan ayrı ses çıkan, herkesin birbirine ayar verdiği, herkesin kendi hesabını yaptığı bir yapı görüntüsü oluşmuş durumda. Parti disiplini, örgüt kültürü ve siyasi ciddiyet adeta yok olmuş halde.

    Daha da vahim olan ise; siyasette karşılığı olmayan bazı isimlerin sosyal medya kahramanlığı yaparak parti içindeki ayrışmayı körüklemesi ve bundan siyasi rant devşirmeye çalışmasıdır. Bu kişiler ne CHP’ye fayda sağlıyor ne de ülke siyasetine katkı sunuyor. Tam aksine, CHP’yi toplum gözünde küçültüyor ve itibarsızlaştırıyorlar.

    CHP’nin bugün en büyük sorunu iktidar olamamak değil, kendi içerisinde siyasi olgunluğu kaybetmiş olmasıdır. Çünkü bir parti önce kendi içinde saygıyı, disiplini ve ortak aklı tesis etmek zorundadır. Kendi geçmişine saygı duymayan bir yapı, topluma da güven veremez.

    “CHP kaybederse ülke de kaybeder” anlayışı bugün her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Çünkü ana muhalefetin zayıfladığı, kendi içinde parçalandığı bir ortamda demokrasinin de zarar göreceği açıktır. Bunun için CHP’nin öncelikle kendi içerisinde birlik ve beraberliği sağlaması, ardından toplumsal muhalefeti toparlayan, güven veren ve toplumun her kesimini kucaklayan bir liderlik anlayışına dönüşmesi şarttır.

    Artık herkesin aklını başına toplaması gerekiyor. Kişisel hesaplar, koltuk kavgaları ve hizip savaşları bir kenara bırakılmalıdır. CHP’nin de Türkiye’nin de; partisini, ülkesini ve milletini her şeyin önünde tutan, birleştirici güce sahip gerçek liderlere ihtiyacı vardır.

    Cumhuriyet Halk Partisi; bireysel egoların, hizip savaşlarının ve sosyal medya şovlarının partisi olmamalıdır. CHP; ortak aklın, örgüt vicdanının ve demokrasi kültürünün partisi olmak zorundadır. Ancak bugün yaşanan tablo, maalesef bu anlayıştan giderek uzaklaşıldığını göstermektedir.

    Parti içinde kutuplaştırıcı ve ötekileştirici dil terk edilmeli, kişisel hesaplaşmalar yerine birlik ve beraberlik ön plana çıkarılmalıdır. Kurultay süreci bahane edilerek partinin kendi kendini tüketmesine göz yumulmamalıdır. CHP yönetimi ve parti içerisindeki sağduyulu isimler artık masaya yumruğunu vurmalı, bu siyasi savrulmaya son vermelidir.

    Aksi halde CHP’ye en büyük zararı rakipleri değil, yine CHP’lilerin kendisi vermeye devam edecektir.

    İlk Yorumu Sen Yaz
    code