Sosyal Hizmetler Kanunu ve bazı kanunlarda değişik yapılması dair kanun teklifi üzerinde konuşan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer “bu kanun teklifi de bir torba yasa ve bu yasa teklifi görüşmeleri sırasında muhalefetin ısrarla etki analiz raporunu istemesine rağmen etki analiz raporu da verilmedi. Burada kanunda yetim haklarıyla ilgili düzenleme mevcudun daha gerisine düşerken kul hakkının gasbedildiği bazı içerikler de bu kanun teklifinde yer alıyor. Kimsesiz çocukları sahiplenici bir yaklaşım yerine onları yeni kurallara zorunlu kılmak -hak kaybı- doğru değildir.” dedi.
DARÜLACEZE YENİ DÜZENLEME
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer “Kanun teklifinde Darülacezeyle ilgili de düzenlemeler yer alıyor. Kanun teklifinde Darülacezeyle ilgili düzenlemelerin yapılması olumlu gibi görünüyor ama Adalet ve Kalkınma Partisi neyi "Düzeltiyorum." derse onu bozmuştur, sorunlu hâle getirmiştir, içini boşaltmıştır, oradaki arazilere çökmüştür. Yine, burada da böyle bir oluşumun olması olasıdır. Barınma kurumu olduğu kadar toplumsal duyarlılık ve dayanışma amaçlı oluşturulan kurum, cumhuriyet döneminde geliştirilmiş, yaşlı, hasta, engelli, çocuk ve kimsesizler için önemli bir bakım ve rehabilitasyon merkezi hâline gelmişti. Bununla ilgili yeni düzenlemelere gidiliyor. Kurum için günümüz ihtiyaçlarına göre düzenlemeler yapılacağı söylense de yine de kaygımızı burada not olarak belirtmekte yarar var.
4 MİLYON HANE KAMU DESTEĞİ
Ömer Fethi Gürer, “AK Parti iktidarları muhtaç insan sayısını katlamış, yalnız Aile Bakanlığı verilerine göre dahi 4 milyonun üzerinde hane sosyal yardıma muhtaç hâle getirilmiştir. Ülkemizde en az 50 milyon kişi yoksulluk sınırının altında yaşama tutunmaya çalışmaktadır. Yaşlı, borçlu, mutsuz bir nüfusumuz AK PARTİ iktidarları sayesinde gerçekleşmiştir. Açlık sınırı altında kalan emekli maaşlarıyla, emekli, borçla yaşamak zorunda bırakılmıştır.” Dedi
YAŞLI BORÇLU NÜFUS
CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer “Yaşlı nüfusun 2002 yılında 45.159'u kredi borcuyla yaşarken 2025'te 2 milyon 911 bin 714 yaşlı borçla yaşamak zorunda bırakılmıştır. Ülkemizin nüfusu yüzde 32 civarında artarken yaşlı borçlu nüfusumuz yüzde 6.300 oranında artmıştır. Yirmi üç yılın sonunda AKP'nin Türkiye'ye vaat ettiği refah, yaşlılarımızı banka kapılarında borç almaya, ardından borç ödemede zorlanıp icraya düşmeye mahkûm kılmaktadır. 2002 yılı nüfusunun 65 milyon olduğu dönemde 56 yaş ve üzerinde kredi kullanan toplam kişi sayısı yalnızca 45.159 idi, yaşlıların bankaya gitme ihtiyacı yok denecek kadar azdı; 2024-2025 yıllarında bu sayı 2 milyon 911 bin 714 kişiye yükseldi, yani bir stadyumu dolduracak kadar borçla yaşayan yaşlımız varken şu anda neredeyse Antalya ilinin nüfusu kadar borçlu yaşlımız oluştu.” dedi.
Gürer, “Emeklilik için rahat, huzurlu bir yaşam değil borçlu bir yaşam AKP iktidarının yanlış ekonomik politikalar sürecinde oluştu. Yaş alan emekli nüfus markete girmeye çekinen, pazardan eli boş dönen ve "Bu hâllere bizi düşürene ah ediyorum." diyen bir durumdadır. Emekli maaşları ve yaşlılık maaşları açlık sınırının altında kalmıştır. Yaşlı yoksulluğuyla mücadele için özel sosyal destek paketleri bir an önce devreye alınmalıdır. Ayrıca, ücretli onların da geliri açlık sınırı altında kalmayacak düzenlemeler ihtiyaçtır. Yalnız yaşlı ve emekli değil, işçi, memur, çiftçi, esnaf, engelli, sanayici, genç, kadın ekonomik sorunlar altında ezilmektedir. Borç sarmalı her kesimi etkilediği gibi yaşlılar için elde kâğıt kalem zorunlu borçlarında nasıl dönüş yapacaklarının hesabını yapmak mecburiyetinde bırakmaktadır. Huzurevlerinde, yaşlı bakımevlerinde müracaatlar artmış, sıra bekleyenler mutlu yaşayacağını düşündükleri yere hayata eremeden yaşamdan kopmak durumunda kalmaktadır. Yaş alanlar için sosyal yaşam daralmış, geçim sıkıntısı ağırlaşmıştır. Darülaceze gibi kuruluşların sayısını artırmak sorunları çözmek kadar bakıma, korunmaya muhtaç ve yoksullaşan nüfusa da işaret etmektedir. O nedenle, onların yaşamlarını iyileştirecek önlemlerin alınması ve bu yönde düzenlemelerin yapılması ihtiyaçtır.” dedi.
MAĞDURİYET YAŞAYAN ARTTI
CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Sosyal sigortalarla ilgili düzenlemeler Meclise gelince sorunlu, mağdur kesimlerin gözleri de Meclise çevrilmektedir. EYT yasasının çıkmasından sonra emeklilikte kademeye takılan ve bir günle on yedi yıl emekli olma hakkını kaybedenler "Bizim için düzenleme var mı?" diye sorarlar. 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'yle taşeronda yapılan düzenlemede hizmet alım sözleşmesine takılan 150 bin taşerondan kalanlar "Çalıştığımız kurum kadrosuna alınacak mıyız?" derler. 4 aralık mağdurları "Bizim için bir düzenleme var mı?" der. Belediye şirket işçileri "Belediye kadrosuna ne zaman geçirileceğiz?" diye sorarlar. Bu arada, taşeronda kadro alanlar "Özlük haklarımız düzenlenmedi." diye dert yanarlar. "9000 gün prim sayısı esnaf için 7200'e düşecekti, ne oldu?" derler. Emekli, asgari ücretli, memur ve işçi "Seyyanen zamla ilgili bir çalışma Meclise niye gelmiyor?" diye sorarlar. "Öğrenci affı, insan canına kast etmeyenlerin ehliyet affı ne zaman görüşülecek?" derler. Bunlarla ilgili, mağdur kesimlerin daha talepleri var.” dedi.