Saray İlçesi Atatürkçü Düşünce Derneği'in basın açıklaması
Türkiye Cumhuriyeti'ni yoktan var eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Kemalist yol arkadaşları, Osmanlı reformistler gibi idare-i maslahatçı (geçiştirmeci, bir işi gerektiği gibi yapmayıp geçiştiren) değil, gerçek devrimci oldukları ve vatanın perişanlığının, milletin fark ü zaruret düşürüldüğü cehalet ve sefalet bataklığından kurtarıp çağ atlatacakdevrimleri hemen başlattılar. Cumhuriyet ilan edildikten sadece 4 ay sonra, 3 Mart 1924 günü Büyük Millet Meclisi 429, 430 ve 431 sayılı 3 devrim yasasını kabul etti.
429 sayılı yasa ile, Şer'iye, Evkaf ve erkanı Harbiye Vekaletleri kaldırılarak yerlerine sırasıyla Diyanet İşleri Başkanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Genel Kurmay Başkanlığı kuruldu. 430 sayılı yasa ile de, Halifelik kaldırılarak Cumhuriyetin ilk günden beri zaten var olan laik zemini güçlendirildi, evrensel hukuk temelin oluşturuldu.
Devrim yasalarının tümü gibi anayasamızın174. maddesi ile korunmakta olan 3 temel yasa, emperyalizm işbirlikçisi karşı devrim güçlerinin on yıllardır. devam eden çabaları sonucu günümüzde adeta yürürlükten kalkmış gibidir. Diyanet İşleri Teşkilatı dini siyasete alet etme aracına dönüşmüş, Vakıflar Genel Müdürlüğü dinci-gerici yapılanmaların sığınağı olmuş, Genel Kurmay Başkanlığı da "Mustafa Kemal'in Askerleriyiz" demeyi disiplin suçu ve ihraç nedenisayar hale gelmiştir. 430 Sayılı Tevhid-i Tedrisat (Eğitim Birliği) yasanın hali de, gerçekten içler acısıdır ve eğitimimiz Osmanlı'nın son dönemini bile arartır haldedir, dense yeridir. AKP'li Milli Eğitim Bakanları tarafından okullarımız imamlara, çocuklarımız akıl ve bilim dışı hurafelere teslim edilmiş, eğitim sistemimiz "fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür yurttaş" yetiştirme hedefinden koparılıp "dindar ve kindar nesiller" yetiştirmeye yöneltilmiştir. Hilafeti kaldıran 431 sayılı yasa ise güya yürürlüktedir, ama gerici kalabalıklar siyasal destek ve yasal izinle Galata Köprüsü üzerinde hilafet çağrıları yapılabilmekte, başkent sokaklarının Hizbullah uzantısı dernek kılıklıyapılarca "Laikliğe karşı şeriat" afişleri ile donatılması takipsiz kalabilmekte, sarıklı cübbelikimi yopazlar ekran ekran dolaşıp kutsal İslam dini adına yaydıkları saçma sapan hezeyanlar ve abuk sabuk hilafet sayıklamaları ile milletimizi aldatmaya çalışabilmektedir.
Oysa kafalar kumdan çıkarılıp biraz çoğrafyamıza bakabilse, Irak'dan Süriye'ye Libya'dan Afganistan'a, Sudan'dan Somali'ye Mısır'dan Yemen'e bölge
ülkelerinin halleri görülebilse ve biraz da tarih okunabilse fark edeceklerdir. Türkiye 103 yıldır bütünlüğünü koruyarak barış içinde yaşayabilmişse bunu, Üniter Ulus Devlet yapısına, Cumhuriyetin laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti olmasına Dil birliği ve ülkesi ve milletiyle bölünmez bütün olma ilkelerinden ödün vermemesine borçludur. ve devrim yasaları da bu niteliklerin korunması için vardır. Bu nedenle, devrim yasalarını yok saymak, bindiği dalı kesme aymazlığı, kendi ayağına kurşun sıkma şaşkınlığıdır.
Atatürkçü Düşünce Derneği olarak 3 Mart Devrim Yasalarının 102. yıl dönümünü kutluyor, Cumhuriyetimizi kuruluş ayarlarına döndürmü ve Aydınlanma Devrimleri'ni yeniden hayata geçirme kararlılığımızı aziz milletimizle paylaşıyor, çarenin Yeniden Atatürk Cumhuriyeti olduğunu yeniliyoruz. Saygılarımla
ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİ SARAY ŞUBESİ