Haklıdan değil de güçlüden yana olanlar fırıldak, korkak ve kaypak olurlar. Güç merkezi değiştikçe döner fırıldak olurlar. İşte bunlardan bir kaçı ilçemizde siyaseti kendine sermaya olarak gören ve siyasetten beslenenler var. Siyasetçi adam gibi dik durmalı. Dürüst olmalı. İlkeli ve omurgalı olmalı. Fırıldak siyasetçi olmamalı. Siyasetten beslenmemeli ve siyaseti kendine sermaya olarak görmemeli. İlçemizde fırıldak siyasetçilerin sayısı oldukça çok. Bu fırıldaklar her akşam bir başka yere çıkarak ve baykuş gibi öttüren yandaş yalakalar tarafından, aklısıra bu kıvırdak zeka ile, siyasete yön vermeye çalışıyorlar ve karşı muhalifleri de yıpratmaya uğraşıyorlar. Oysa kim takar seni fırıldak ve düzen baz siyasetçi yalakası. Sizin gibi siyasetçilerin tek amacı kendine menfaat sağlamaktan öte gidilmiyor.
Fırıldak siyasetçinin amacı birilerin iş takipciliğini yapmak, birilerin tayini çıkartmak ve birilerini işe sokmak için referans olmak. Bu kalitesiz fırıldakın yalakalığını fırsat bilen yandaşlarda sazan gibi atlayarak, her akşam ayrı bir yerde öttürerek, aklısıra siyaset yapmak, başkalarını yıpratacaklarını zannediyorlar. Oysa halkımızda bu fırıldakları çok iyi bilmekteler.
Tarihimize bakıldığından siyasette fırıldaklar hep olmuştur. Hangi parti büyümüş ise hangi parti iktidar olmuş ise, veya değişik yapılara göre, esen rüzgara göre, fırıldak gibi dönen münafıklar, iki yüzlüler her kesimde vardır ve dünya var olduğundan beri.
Fırıldak siyasetçilerin ne yazık ki, işi menfaat, yalan ve dolandır. Türkiye'de çok doğru düzgün adamlar fazla siyaset yapamaz. Nerede fırıldak adam var, nerede suçlu sabıkalı var, çoğu bu siyaset işine girerler zaten. Bu tip adamlar siyaseti kendilerine sermaye olarak görürler, hep siyasetten beslenirler ve insanları kullanmayı kendine zanat etmişler.
Ama bu tip siyasetçilerin oyunları, yalanları, istismarları ve fırıldaklıkları hiç bitmez. Ne zaman seçim rüzgarları esmeye başlasa onlar sahneye çıkmaya başlarlar.
Fırıldak siyasetçi, o köşeden bu köşeye koşup dururlar. Kendilerini o kadar dürüst olarak anlatıyorlar ki, toz konduramazlar. Keşke öyle olsalar da hiç olmazsa, dürüst ve profesyonel bir siyasetçi diye bizlerde inansak.
Bu fırıldak siyasetçiler, özellikle seçimlerde çivi gibi bir yere çakılırlar. Seçim bitti mi hiç birşey olmamış gibi davranır ve hayatlarını sürdürürler. Partilerin sayesinde , kendilerine kazanç sağlarlar.
Hayatlarını istihdam ediyorlar. Partileri basamak edip bir yerlere gelirler. Sonra da nankörlük yaparak, hiç birşey olmamış gibi davranarak, uzaklaşıp gidiyorlar. Bunca yediği ekmeğe rağmen, orantısız kin ve nefret kusuyorlar. Yani fırıldak siyasetçilerin bir diğer yüzü de nankörlüktür. İşte tüm bunlara rağmen siyaset yapmayı marifet olarak bilen, ülkemizdeki fırıldak siyasetçiler.
SAYILI EŞEK
Hoca, tarla karın doyurmuyor, ne iş yapsam sermayeyi kediye yüklüyorum, deyip eşek satmaya niyetlenmiş, Elinde ne var ne yoksa satıp Konya’ya eşek almaya gitmiş, On tane eşek alıp birine binerek yola düşmüş. Sermaye bu ya, yolda, aman kaybolmasın diye İkide bir eşekleri sayıp duruyormuş. Ağacın gölgesinde sayarken 10, yolda giderken 9 eşek çıkınca Hoca’nın keyfi kaçmış, Bakmış kİ eşeğe her binişinde bir eşek eksik çıkıyor, ya yan gitmeye karar vermiş.
Akşehir’e on eşeğiyle vardığında, yayan yürümekten ayaklarının altı su topladığından ayakta zor duruyormuş. Hoca’yı bu hâlde görenler:
– Hayırdır Hocam. demişler, eşeklerine kıyamadım mı?
Hoca ne dese beğenirsiniz:
– Sermaye göz önünde olmayınca azalıyor!