Saray Gözlem Gazetesi, Saray haber, Trakya Gözlem Haber, Saray Haberleri
⌂
Anasayfa ›Yazarlar ›Nazmi METİN
Köşe Yazısı

Nazmi METİN · 22.08.2024

BİLİME ÇAĞRI: TOPLUMSAL YAŞAMI DOĞADA ARAMAK-68

Paylaş:

İNSANLIK YAŞAMINDA ETKİN GÜÇLER OLARAK İNANÇ SİSTEMLERİ, ETNİKÇİLİK/MİLLİYETÇİLİK VE BİLİM-4

Değerli okurlar, önceki bölümde vahiysel bilgilerin gelişmiş olan çağımız insanlığına dar geleceğinden söz ettiydik.
Buradan hareketle, birinci olarak, Rönesans’la birlikte doğadan/evrenden elde edilmeye başlanılan bilimsel bilgiyle insanlık yetişkin hâle gelmiş, kendi elbisesini kendisi yapma durumuna erişmiştir. Belki ilâhi güç de bu durumu yani kendi eseri olan ve adına evren denilen ve hâlâ yazılmaya devam eden o devasa kitabı insanoğlunun okumaya başlayacağını ve kendi yaşamını buradan elde ettiği bilgiler doğrultusunda düzenleyeceğini bildiği için insanlığa vahiy yoluyla yaşam kuralları göndermeyi sonlandırmış olmalıdır. İkinci olarak, doğadan/evrenden elde edilen bilimsel bilgiler ya da bilgi kümesi, zaman okunda vahiyle gelen bilgi kümesinden daha sonraya denk geldiğinden ondan daha gelişkin bir bilgi kümesi olmuş olmaktadır. Gelişen insanlık yaşamına da gelişmiş bilgi kümesiyle elbise yapmak yani yaşam kuralları (hukuk) oluşturmak bir zorunluluktur. Şu unutulmamalı ki, her iki bilgi kümesi de (vahiysel bilgi ve bilimsel bilgi) inananlar açısından ilâhi güce ait bilgilerdir. Çünkü yukarıda da belirtildiği gibi bilimsel bilgi de, ilâhi gücün bir eseri olan doğadan/evrenden elde edilmektedir. Olaya evrimsel olarak bakıldığında –ki, insanlığın tarihsel yaşamı bunun böyle olduğunun açık kanıtıdır- ve “bilgi=güç” demek olduğundan (ilâhi kudretin gücü de bilgisinin sonsuz oluşundan ileri gelmektedir), bilimsel bilginin gücü vahiysel bilginin gücünden daha üstün durumda olmuş olmaktadır. Gerçek durum böyle olduğu içindir ki, Rönesans’ın Avrupa’da başlamış olmasından dolayı kilisenin toplum üzerindeki büyük gücü kırılmış, toplumu yönlendirici ve düzenleyici güç kiliseden ve dolayısıyla Hıristiyan inancından bilime geçmiştir. Bu bağlamda, özellikle 1789 Fransız Devrimi’nden itibaren insanlık yaşamını/toplumsal yaşamı düzenleme/dizayn etme gücü inanç sisteminden bilime geçmiştir.
Vahiysel bilgi ve bilimsel bilgi açısından diğer bir durum, ilkinin değişmez/dogmatik/statik oluşu, ikincisinin değişken ve dinamik oluşudur. Bu açıdan bakıldığında, değişen ve gelişen insanlık yaşamına uygun yeni elbiselerin oluşturulmasında değişen ve dinamik bilginin kullanılmasının bir zorunluluk olduğu açıktır. İnsanlık yaşamının çocukluk dönemi, Rönesans öncesinde kaldı. Rönesans’la başlayan bilimsel bilgi ve yaşam araçlarının (teknoloji) üretimi, insanlık yaşamını erişkin/olgun aşamaya geçirmiş bulunmaktadır. Dolayısıyla insanlık yaşamı için yeni elbisenin dikilmesi yani yeni yaşam kurallarının (hukuk) oluşturulması kaçınılmaz hâle geldi. Artık insanlık yaşamını/toplumsal yaşamı düzenleyen güç, vahiysel bilgiden bilimsel bilgiye geçmiş oldu. Bu bağlamda, inanç, artık bireysel/kişisel alanda yerini almalıdır.
Etkin güç olarak etnisite ve milliyetçiliğe de kısaca değinmek gerekirse, bu sosyolojik olgu kapitalizmle birlikte ortaya çıktığından, Bilim Çağı’na aittir; ancak birinci olarak insanlığı ayrıştırıcı ve ötekileştirici bir özelliğe sahiptir (her milletin bireyi, kendi milletinin en üstün olduğunu düşünür) dolayısıyla insanlığın ortaklaşacağı bir olgu değildir; ikincisi, toplumu şekillendirmede din ve bilim kadar etkili değildir.
Sonuç olarak, insanlığın tek ortak değeri “evren” olduğundan (ne inanç sitemleri, ne de etnisite/milliyet insanlığın ortak değeri değildir) ve bilimsel bilginin de en gelişkin bilgi kümesi olması nedeniyle, Bilim Çağı’yla birlikte insanlık yaşamını/toplumsal yaşamı biçimlendiren tek erk/güç, bilim yani bilimsel bilgi olmalıdır, hatta olmak zorundadır. Bu bağlamda tüm eğitim-öğretim sistemi bilimsel bilgi üzerine oturtulmalıdır. Vahiysel bilgi, bireyin özgür iradesine bırakılmalı ve özel alana çekilmelidir.           DEVAM EDECEK

 

Yayınlanma: 22.08.2024 - 18:26
# bilime # Çağrı # TOPLUMSAL # YAŞAMI # DOĞA’DA # ARAMAK-68 # bilime # Çağrı # TOPLUMSAL # YAŞAMI # DOĞA’DA # ARAMAK-68
Son Haberler

BÜYÜKŞEHİR TARLA YOLLARINI HASADA HAZIRLIYOR

08.05.2026 - 23:21

CANDAN BAŞKAN: “TEKİRDAĞ BÜYÜYOR, HİZMET KALİTEMİZ ARTIYOR”

09.02.2026 - 17:03

Çerkezköy’de Halk Otobüsü ile Kamyon Çarpıştı: 1 Yaralı

02.01.2025 - 11:23

PUNTİLA AĞA VE UŞAĞI MATTİ’YE İSTANBUL VE ÇERKEZKÖY İZLEYİCİSİNDEN TAM NOT

02.01.2025 - 10:52

Anahtar Parti Çerkezköy Teşkilatı tanıtıldı

29.12.2024 - 18:17

Çerkezköy'de Yılbaşı Kuruyemiş Telaşı Başladı

29.12.2024 - 18:13

Çerkezköy Kent Konseyi’nden Örnek Proje: “Kardeşim Üşümesin”

29.12.2024 - 18:10

Tekirdağ'da firari hükümlü yakalandı

29.12.2024 - 18:07

Tekirdağ'da kumar oynayan 5 kişiye para cezası kesildi

29.12.2024 - 18:06

Notalarla engelini aşan Melis öğretmen azmiyle umut oluyor

29.12.2024 - 18:01
Son Makaleler

KİM DEMİŞ SEN İYİ BİR ÇOCUKSUN?

Muhtarları Bir Günlüğüne Hatırlamak, Sonra Unutmak!

SİYASİ ANLAYIŞI VE BİLGİSİ OLMAYANLAR YÖNETİCİ OLMASIN!

BAŞARILI BİR GELECEK İÇİN ÖNCE KENDİNİZİ KEŞFEDİN!

TEKİRDAĞ’IN PARASI TEKİRDAĞ’DA KALSIN: BELEDİYELER KENDİ İŞ ELBİSESİNİ NEDEN DİKMESİN?

SİYASETİN KAYBOLAN ANLAMI

ALLAH’IN ADINI KULLANARAK MENFAAT SAĞLAMAK!

BENİM VE SİZİN SİYASİ KARİYERİNİZİ KİM ÇALDI?

SÖMÜRÜNÜN SON KULLANMA TARİHİ

UZAKTAN YAKINDAN KUŞ BAKIŞI SARAY’DA YENİ PARTİ  

Kategoriler
ÇERKEZKÖY ÇORLU EDİRNE KAPAKLI KIRKLARELİ MALKARA SARAY SÜLEYMANPAŞA TEKİRDAĞ TRAKYA ULUSAL VİZE