Gıda güvenliğinin sağlanmasında etik değerlere tutunmak vazgeçilmez bir gerekliliktir!
İnsanların yaşamını sağlıklı bir biçimde sürdürebilmesi için vazgeçilmez olan gıdalar, aynı zamanda güvenli biçimde üretilmediklerinde önemli insan sağlığı sorunlarına yol açabilmektedir. Bu sorunlar; gıda zehirlenmesi, mide ve bağırsak enfeksiyonları gibi kısa vadede gözlenen sonuçlara yol açabildiği gibi, kanser, kalp-damar rahatsızlıkları gibi uzun vadeli sonuçlara da yol açabilmektedir. Yaşanmakta olan sorunlar kimi zaman bilgi eksikliğinden kimi zaman ekonomik sorunlardan ve kimi zaman da kasıtla yapılan yasadışı eylemlerden kaynaklıdır.
Birleşmiş Milletler Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yayınlanan son rakamlara göre, her yıl 866 milyon kişi güvenli olmayan gıdalar nedeniyle hastalanmakta ve 1,5 milyon kişi de hayatını kaybetmektedir. Güvenli olmayan gıdalarla ilgili en yüksek risk grubunu ise küçük çocuklar oluşturmaktadır. Bu hastalıkların çoğu; daha güvenli su, hijyen ve sanitasyon koşulları, pastörizasyon gibi gıda güvenliği uygulamaları ve dezavantajlı nüfus gruplarının sağlık hizmetlerine adil biçimde erişimi gibi önlemlerle önlenebilecektir.
İşte bu nedenledir ki gıda güvenliği ve bunun sağlanması temel bir etik konusudur. Aynı nedenle gıda güvenliği konusuna dikkat çekmek ve bu konuda farkındalık yaratmak yaşamsal önem taşımaktadır. 7 Haziran tarihi Birleşmiş Milletler tarafından Dünya Gıda Güvenliği Günü olarak ilan edilmiştir. Bu özel günde her yıl farklı bir tema işlenmektedir. 2026 yılı Dünya Gıda Güvenliği Günü temasında gıda güvenliği alanındaki sorun ve çözümlere işaret edilerek “her yerde güvenli gıda” ifadesi vurgulanmaktadır.
Gıda kaynaklı hastalıkların önlenmesinde; bilim, bilime dayalı ve katılımcı biçimde oluşturulan mevzuat metinleri ve bu metinlerin etkin biçimde uygulanması ve nihayetinde toplumun her kesiminin güvenli gıdalara ulaşmasını sağlayacak adaletli bir sistemin varlığı son derece önemlidir. Görüldüğü gibi gıda kaynaklı hastalıkların önlenmesine yönelik olarak atılacak her adımda etik daima yanı başımızda olmalı ve bizlere yol göstermelidir. Bu sorumluluk başta gıda işletmeleri ve kamu gücü ile düzenleme yapan kurumlar olmak üzere tüm topluma aittir.
Tarım ve Gıda Etiği Derneği (TARGET)
Yönetim Kurulu