Büyükyoncalı Spor’un faaliyetlerine son vermesi, mahallede büyük üzüntüye neden oldu. Kulübün kapanmasıyla birlikte yıllardır emek veren sporcuların, yöneticilerin, gönüllülerin ve kulübe gönül verenlerin hayalleri de yarım kaldı. Kulübün kapanma sürecinde yönetimin yeterince sorumluluk almaması eleştirilirken, gençlerin spora kazandırılması ve amatör spor kulüplerinin yaşatılması konusunda yerel yöneticilerin tutumu da tartışma konusu oldu.
Büyükyoncalı Spor için bugün yalnızca bir kulübün kapısına kilit vurulmadı. Yıllardır mahallede çocukların ve gençlerin sporla buluşmasını sağlayan, Büyükyoncalı’nın sosyal hayatında önemli bir yer edinen bir değer daha tarihe karıştı.
Kulübün kapanması nedeniyle Büyükyoncalı Spor’a gönül verenler bir araya gelerek son kez kulüp içerisinde buluştu. Ancak kulübün yönetiminde ve sorumluluk makamında bulunması gereken kişilerin önemli bölümünün bu buluşmada yer almaması tepkiyle karşılandı.
Kulübe sahip çıkmak amacıyla bir araya gelen gönüllüler, son ana kadar Büyükyoncalı Spor’un yaşatılması için mücadele etti. Ancak yapılan değerlendirmelerde, birkaç kişinin fedakârlığıyla bir spor kulübünün uzun süre ayakta tutulmasının mümkün olmadığı ifade edildi.
“BU KULÜP BU KADAR MI SAHİPSİZDİ?”
Büyükyoncalı Spor’un kapanmasının ardından en çok sorulan soru ise şu oldu:
Büyükyoncalı Spor bu kadar mı sahipsizdi?
Yıllarca bu kulübün formasını giyen çocukların, kulüp için emek veren insanların, kazanılan kupaların ve oluşturulan anıların hiç mi değeri yoktu?
Bir mahallede spor kulübünün yaşaması, sadece futbol oynayan çocuklar açısından değil, gençlerin kötü alışkanlıklardan uzak tutulması, sosyal dayanışmanın güçlendirilmesi ve mahalle kültürünün yaşatılması açısından da önem taşıyor.
Bu nedenle Büyükyoncalı Spor’un kapanması, yalnızca kulüp yönetiminin kendi içerisindeki bir mesele olarak görülmemeli.
YEREL YÖNETİCİLERE DE SORUMLULUK ÇAĞRISI
Amatör spor kulüplerinin yaşatılması konusunda yalnızca kulüp yöneticilerinin değil, yerel yönetimlerin de sorumluluğu bulunuyor.
Spor tesisleri, altyapı imkânları, ulaşım, malzeme desteği ve gençlerin spora yönlendirilmesi gibi konularda belediyelerin amatör kulüplerle daha yakından ilgilenmesi bekleniyor.
Büyükyoncalı Spor’un kapanma noktasına gelmesine kadar geçen süreçte yerel yöneticilerin kulübün sorunlarını yeterince görüp görmediği, çözüm için ne yaptığı ve kulübün yaşatılması adına hangi adımların atıldığı da kamuoyunun cevap beklediği sorular arasında.
Bir spor kulübü kapanırken yalnızca kulüp yöneticilerini eleştirmek kolaydır. Ancak asıl mesele, gençlerin ve amatör sporun neden yeterince desteklenmediğinin de sorgulanmasıdır.
Büyükyoncalı gibi nüfusu ve genç nüfusu bulunan bir mahallede spor kulübünün kapanması, yerel yönetimler açısından da üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir durumdur.
“KİM NEREDE DURDUYSA TARİH ONU YAZACAK”
Kulübe gönül verenler, son ana kadar Büyükyoncalı Spor’un yaşatılması için mücadele ettiklerini belirterek, yaşananların sorumluluğunun başkalarına yüklenmemesi gerektiğini ifade etti.
Büyükyoncalı Spor’un kapanmasının ardından kulübün içerisinde kupalar, bayraklar, formalar ve yılların anıları kaldı.
Ancak artık sahada çocukların koşacağı, gençlerin forma giyeceği bir Büyükyoncalı Spor olmayacak.
Belki de yıllar sonra çocuklar şu soruyu soracak:
“Büyükyoncalı Spor neden kapandı?”
Bu sorunun cevabını ise kulübün kapanma sürecinde sorumluluk alan ya da sorumluluk almayan herkes kendi vicdanında verecek.
Bugün Büyükyoncalı Spor’a gönül verenler için bir kulüp kapanmadı sadece…
Bir emek yarım kaldı.
Bir hayal sustu.
Bir mahalle değerini kaybetti.
Kupalar burada, bayrak burada, anılar burada…
Ama Büyükyoncalı Spor artık yok.
BÜYÜKYONCALI SPOR’A VEDA…
Hakkınızı helal edin.