Sinanlı Mahallesi’nde düzenlenen festivalin mimarı kim? Üretilmeyen bir ürünü ne diye festivalini yapıyorsunuz? Merak ediyoruz. Bu işin akıl hocası kim? Vatandaş bu konu ile ilgili açıklama bekliyor!
Sinanlı Mahallesi’nde düzenlenen festivalin mimarı kim? Üretilmeyen bir ürünün neden festivalini yapıyorsunuz? Merak ediyoruz. Bu işin akıl hocası kim? Vatandaş bu konu ile ilgili açıklama bekliyor!
Saray’ın Sinanlı Mahallesi’nde düzenlenen Mısır Şenliği, ilk olması farklı bir yönüyle dikkat çekti. Çünkü şenliğin adı “Mısır Festivali” ama ortada festivalin temel ürünü olan mısırın üretimi neredeyse yok!
Eskiden Sinanlı’da mısır ekiminin yaygın olduğu anlatılıyor. Ancak bugün yaptığımız araştırmada, mahallede yalnızca iki üreticinin mısır ektiği bilgisine ulaştık. Üstelik mısır üretimi yapan bu üreticilerin festival organizasyonuyla herhangi bir ilgisinin bulunmadığı ifade ediliyor.
Şimdi insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:
Mısır üretimi olmayan bir yerde neden Mısır Festivali düzenleniyor?
Elbette festival yapılmasına karşı değiliz. İnsanların bir araya gelmesi, mahallelerin tanıtılması, kültürel değerlerin yaşatılması güzel şeyler. Ancak bir festivalin adı ile içeriği arasında da bir bağ olması gerekmez mi? Mesela Domates ve Kanola Festivali olabilir. Çünkü bu ürünlerin üretimi var ve hem de kaliteli.
Sinanlı’da düzenlenen şenlikte közlenmiş, haşlanmış ve patlamış mısır yer aldı. Fakat burada da başka bir ayrıntı dikkat çekiyor. Mısırların mahallede yetiştirilen ürünlerden oluştuğu izlenimi verilmemeli. Çünkü eldeki bilgiler, kullanılan mısırların dışarıdan temin edildiğini gösteriyor.
Daha da ilginci, vatandaşlara ücretsiz ikram edilmesi beklenen festival ürünlerinin ücret karşılığında satıldığı yönündeki uygulama.
Yani tablo şöyle:
Mısır ekilmiyor, mısır dışarıdan satın alınıyor, sonra da adına Mısır Festivali deniliyor ve festival alanında mısır satılıyor!
İnsanın “Bu nasıl festival?” diye sorması kaçınılmaz.
Festival dediğimiz şey yalnızca bir meydana birkaç stant kurup mısır satmak olmamalı. Eğer adına Mısır Festivali diyorsak, bunun arkasında bir üretim hikâyesi olmalı. Mahallede mısır üreticileri desteklenmeli, yerel üreticilerin ürünleri festivalin merkezinde yer almalı, vatandaşlara bu ürünler tanıtılmalı.
Hatta daha ileri gidilebilir. Sinanlı’daki mısır üreticileri belirlenebilir, üretim teşvik edilebilir, festivalden önce mısır ekimi desteklenebilir. Böylece birkaç yıl sonra gerçekten Sinanlı’nın mısırı konuşulabilir.
Ama bugün ortaya çıkan tablo biraz farklı.
Mısır yok, festival var!
Üstelik festivalde satılan mısırın da mahallede üretilmediği söyleniyor.
Böyle olunca insan ister istemez “Ekilmeyen Mısırın Festivali” demeden duramıyor.
Sinanlı’da mısır festivali yapılmış olabilir. Ancak festivalin gerçekten Sinanlı’nın tarımsal değerlerini yaşatmasını istiyorsak, önce mısır üreticisini ortaya çıkarmak, sonra da o üreticinin ürününü festivalin başköşesine koymak gerekiyor.
Yoksa dışarıdan mısır satın alıp meydana kurulan tezgâhta satmakla, bunun adına festival demekle Sinanlı’nın mısır kültürü yaşatılmış olmaz.
Kısacası;
Mısır ekilmiyorsa, mısır üreticisi festivalin içinde yoksa ve dışarıdan satın alınan mısır vatandaşa satılıyorsa, ortada kutlanan şey mısır mı, yoksa sadece festival adı mı?
İşte asıl komedi de burada başlıyor.