ads
DOLAR 49.35 ₺
EURO 55.41 ₺
STERLIN 65.32 ₺
G.ALTIN 6,648.06 ₺
Ç.ALTIN 10,701.86 ₺
BİLEZİK 5,969.48 ₺
BTC 82,644.33 $
ETH 2,562.35 $
BİST 0.00

    Nazmi METİN

    UZAKTAN YAKINDAN KUŞ BAKIŞI SARAY’DA YENİ PARTİ  

    Yayınlama: Okunma: 7

    Saray'a uzaktan baktığınızda başka, yakından baktığınızda başka, kuş bakışı baktığınızda ise bambaşka bir tablo görünüyorsunuz. Siyaset de böyledir.  Bazen sokağın içinden bakarsınız, herkesin birbirine selam verdiğini görürsünüz. Ama biraz geri çekilip baktığınızda aynı sokakta bir çok sorunun olduğunu görürsünüz.  

    İşte Yeni Parti’ye Saray’da bakarken benim dikkatimi çeken, yeni kurulmuş bir siyasi yapı için en önemli sermaye heyecandır, umut yaratmaktır ve vatandaşlara “bu kez farklı olabilir” duygusunu verebilmektir.  Fakat bunun yolu yalnızca yeni bir adı koymaktan geçmez. Yeni bir parti, eski siyaset alışkanlıklarıyla yol yürürse adı yeni, yöntemi eski olur.  

    Yeni isim, eski yöntem olur mu? Siyasette “Ön seçim” denildiğinde insanın aklına doğal olarak üyelerin tercih yapması gelir.  Birden adayın ortaya çıkması, üyelerin bu adayları tanıması, projelerini dinlemesi ve sandıkta kendi iradesini ortaya koyması, demokrasinin temel mantığıdır. Fakat önünüze yalnızca tek bir isim konuluyor ve buna da “ön seçim” deniliyorsa, ister istemez şu soru sorulur: Burada gerçekten tercih mi yapılıyor, yoksa alınmış bir karar mı onaylatılıyor? Bu soru yalnızca Yeni Parti için değil, bütün siyasi partiler için sorulmalıdır.   

    Çünkü demokrasi, üyelerin yalnızca sandığa çağrılması değildir.  Demokrasi, üyeye seçme hakkı kadar seçilme ve aday olabilme hakkı da tanımaktadır.  Bir siyasi partinin geleceğini birkaç kişinin kararları değil, o partinin tabanında ki insanların ortak iradesi belirlenmelidir. İşte bu nedenle Saray’da siyasetin sokakla buluşması gerekiyor. Saray küçük bir yer. Kimin ne yaptığını, kimin kimle görüştüğünü, kimin hangi düşüncede olduğunu insanlar çoğu zaman zaten biliyor.  

    Saray’da insanlar parti tabelasından önce samimiyete bakmak ve görmek istiyor. “Bu kişiler gerçekten bizim sorunlarımızı konuşuyor mu? Bizi gerçekten dinliyorlar mu? Yoksa seçim zamanımı hatırlayacaklar? Bu soruların cevabı sandık günü değil, seçimden çok önce verilmelidir.  Bir parti kendisini gerçekten “yeni” olarak tanımlıyorsa, önce siyaset yapma biçimini yenilemek zorunda.  

    Saray’a kuş bakışıyla bakınca; Saray’da siyasi yapıların önünde ciddi bir gerçeklik görülüyor.  İnsanların artık yalnızca parti isimlerine değil, kişilere, liyakate, samimiyete ve ortaya konulan çözümlere baktığı bir dönemden geçiliyor.  Bütün bunların karşısında siyaset hâlâ “kim kimin yanında? Kim kimin adamı? (Bu çok tehlikeli bir konu) kim hangi koltuğa oturacak? Tartışmasına sıkışırsa, toplumun beklentisiyle siyasetin dili arasında büyük bir mesafe oluşur.  Yeni Parti’nin önünde ki en önemli sınavlardan biride bu mesafeyi kapatabilmektir.  

    Siyasette bugün zayıf görünen bir yapı yarın güç kazanabilir; bugün güçlü görünen bir yapıda beklemediği bir sonuçla karşılaşabilir.  Fakat bir siyasi yapının seçime nasıl hazırlandığını, nasıl örgütlendiğini ve kendi içerisinde ne kadar katılımcı olduğunu bugünden tartışmak mümkündür.  Benim Saray’a uzaktan, yakından ve kuş bakışı baktığımda gördüğüm mesele budur.  Yeni Partinin önünde kendisini topluma anlatması gereken uzun bir yol var.  Bu yolun sonunda ne olacağını sandık belirleyecek.  

    Eğer parti gerçekten yeni bir siyaset iddiasındaysa, bunun ilk göstergesi üyelerine güvenmek olmalı. Adaylarını üyeleriyle belirlemeli. Farklı düşüncelerin konuşulmasına izin verilmeli. Parti başkanı hiç kimsenin ipoteği altında olmamalı.  Eleştiriden korkmamalı.  Tehditkar olmamalı.  Çünkü güçlü siyasi yapı, kendisine yalnızca evet diyenlerden değil, gerektiğinde neden diye sorabilenlerden oluşur.   

    Saray’a uzaktan bakınca Yeni Parti yeni görünüyor.  Yakından bakınca bazı soru işaretleri beliriyor.  Kuş bakışı ise asıl meselenin tabela değil, siyaset yapma biçimi olduğu anlaşılıyor.  Yeni bir parti olmak kolaydır.  Yeni bir siyaset anlayışı ortaya koymak zordur.  Vatandaşın karşısına eski alışkanlıklarla çıkılırsa, yeni kelimesinin anlamı zamanla aşınır. Siyasette başarıyı bugünden ilan etmek de, başarısızlığı kesinleştirmek de doğru değil.  Yalnız bir şeyi bugünden söylemek mümkündür.  Saray’da vatandaş artık sadece kimin aday olduğuna değil, o adayın nasıl belirlediğine de bakıyor.