Saray’da kamuoyunun beklentisi hizmetken, yaşanan tablo yönetim anlayışının sorgulanmasına neden oluyor.
Yöneticilerin kişisel kırgınlıkları, siyasi hesapları ve öfke dili ne yazık ki kamu hizmetinin önüne geçmiş durumda. Oysa vatandaşın beklentisi çok açık: Sorunlara çözüm, ilçeye hizmet ve güçlü temsil.
Bugün gelinen noktada ise hizmet üretmek yerine sorumluluğu başkalarına yükleyen, kendi eksikliklerini görmezden gelen bir anlayış öne çıkıyor. Yapılamayan her hizmetin farklı gerekçelerle kamuoyuna sunulması, gerçeği değiştirmiyor. Çünkü sorunların temelinde, yönetim iradesinin zayıflığı ve sorumluluktan kaçış yatıyor.
Unutulmamalıdır ki yöneticilik; kırılmak, darılmak ya da hesaplaşmak değil, çözüm üretmek makamıdır. Bu görev, kişisel egoların tatmin edileceği bir alan değil; aksine fedakârlık, akıl ve sorumluluk gerektiren bir emanettir.
Bugün Saray’ın ihtiyacı olan şey; polemik değil, üretimdir. Gerginlik değil, ortak akıldır. Kişisel tavırlar değil, kurumsal ciddiyettir.
Buradan açık bir çağrıda bulunuyoruz:
Yöneticiler ya sorumluluklarının gereğini yerine getirip hizmet odaklı bir anlayışa dönecek ya da kamuoyunun beklentilerine cevap veremeyen bu yönetim anlayışının sonuçlarıyla yüzleşecektir.
Saray halkı artık bahane değil, hizmet görmek istiyor.