ads
DOLAR 45.21 ₺
EURO 53.00 ₺
STERLIN 61.38 ₺
G.ALTIN 6,644.65 ₺
Ç.ALTIN 10,833.83 ₺
BİLEZİK 6,043.09 ₺
BTC 80,026.81 $
ETH 2,377.03 $
BİST 0.00

    Nazmi METİN

    Nazmi METİN

    NEDEN 1 MAYIS'I KUTLUYORUZ?  

    Yayınlama: 4 Mayıs 2026 Pazartesi 16:43 Okunma: 14

    İnsanlık tarihi, sadece savaşların tarihi değildir.  Aynı zamanda alın terinin, emeğin ve direnişin de tarihidir. İşte bu tarihin en önemli dönüm noktalarından biri olan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, dünya genelinde milyonlarca insan tarafından kutlanan ve anlamı her yıl yeniden katlanan özel bir gündür. Peki neden 1 Mayıs'ı  kutluyoruz? Bu gün sadece bir tatil midir? Yoksa derin bir geçmişin ve mücadelenin simgesi midir?  

    1 Mayıs tarihin içinden gelen bir sestir. 1 Mayıs'ın kökleri 19  yüzyılın sonlarına, sanayi devriminin en sert yüzünü gösterdiği yıllara uzanır.  Fabrikalarda çalışan işçiler günde 12-16 saat arasında çalıştırılır, düşük ücretlerle hayatta kalmaya zorlanılıyorlardı. Şimdi ki durum ile geçmişteki yıllarda yapılanların arasında pek fark yok, kölelik düzeni devam ediyor. O yıllarda  iş güvenliği yok denecek kadar az, sosyal haklar ise neredeyse hiç yoktu. Bu koşullar altında işçiler “8 saat çalışma, 8 saat dinlenme” talebiyle ayağa kalktılar.   

    Aslında bu anektodu yazmak istemiyorum ama bu mücadelenin sembol olaylarından biridir. 1 Mayıs 1886’da  louisville- kentucky’de başlayan işçi grevleri 4 Mayıs 1886’da yine aynı şehirde ki haymarket olayı oldu. Barışçıl başlayan protestolar, polis müdahalesi ve patlayan bir bomba sonrası işçi eylemi kanlı bir şekilde bastırıldı.  Ancak bu olay, işçi sınıfının hak arayışını durdurmak yerine tüm dünyaya yaydı.   

    Yaşanan bu olayların ardından 1889 yılında ikinci enternasyonal, 1 Mayıs'ı işçilerin; birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak ilan etti. Böylece 1 Mayıs, sadece bir ülkenin değil, tüm dünyanın ortak değeri haline geldi. Bugün 1 Mayıs farklı ülkelerde farklı şekillerde kutlansa da özü asla değişmez.  Çünkü emekçinin hakkını savunmak, çalışma koşullarını iyileştirmek ve daha adil bir dünya talep etmek için her yıl işçiler şehirlerin büyük meydanlarında toplanmaktadırlar.   

    Türkiye’de 1 Mayıs’ın tarihi oldukça çalkantılıdır.  İlk kez 1923 yılında resmi olarak kutlanan ve zaman içinde yasaklanan, yeniden serbest bırakılan ve kimi yıllarda acı olaylara sahne olmuştur. Özellikle 1977 yılında İstanbul’da Taksim meydanında yaşanan ve tarihe kanlı 1 Mayıs olarak geçen olay, bu günün Türkiye’ sinde önemini daha da derinleştirmiştir.  Türkiye’de 1 Mayıs resmi tatil olarak kabul edilmekte ve “Emek ve Dayanışma Günü” adıyla kutlanılmaktadır.  Sendikalar, işçiler, öğrenciler ve çeşitli sivil toplum kuruluşları bu günde bir araya gelerek meydanlarda taleplerini dile getirmeye çalışmaktadırlar.  Tabi ki bu talepleri duyan varsa.  

    Bazıları 1 Mayıs’ı geçmişte kalmış bir mücadele olarak görse de gerçek çok farklıdır.  Günümüzde hala düşük ücret, güvencesiz çalışma, iş kazaları ve sosyal hak eksikliği  gibi sorunlar dünyanın bir çok yerinde devam etmektedir.  Bu nedenle 1 Mayıs, sadece bir anma günü değil, aynı zamanda bu günün sorunlarına dikkat çekme günüdür.  1 Mayıs’ın en güçlü mesajı dayanışmadır.  Çünkü emek mücadelesi bireysel değil, kolektif bir mücadeledir.  Bir işçinin hakkı tüm işçilerin hakkıdır.