ads
DOLAR 48.48 ₺
EURO 56.43 ₺
STERLIN 65.70 ₺
G.ALTIN 6,855.86 ₺
Ç.ALTIN 11,179.67 ₺
BİLEZİK 6,236.00 ₺
BTC 78,868.72 $
ETH 2,501.16 $
BİST 0.00

    TEKİN SÖNMEZ

    Vatandaş Var, Tel Örgü Var… Peki Devlet Nerede?

    Yayınlama: Okunma: 20

    Saray Otogarı’nda yaşananlara bakınca insan ister istemez bazı sorular sormadan edemiyor.

    Önce özel araçların otogara girişi yasaklandı.

    Şimdi ise vatandaşların kullandığı girişler tel örgülerle kapatıldı.

    Nazırlar Caddesi tarafından otogara ulaşan vatandaşlar artık bu geçişi kullanamıyor. Vatandaşlar başka bir girişe yönlendiriliyor. Üstelik yayaların kullanmak zorunda bırakıldığı bölümün, şehirlerarası otobüslerin de giriş yaptığı dar bir alan olduğu ifade ediliyor.

    Şimdi sormak gerekiyor:

    Bu uygulama vatandaşın hayatını kolaylaştırmak için mi yapıldı, yoksa vatandaşın otogara ulaşmasını zorlaştırmak için mi?

    Elbette devletin aldığı kararların, güvenlik gerekçelerinin ve mevzuatın gereği vardır.

    Kimse “kanun uygulanmasın” demiyor.

    Tam tersine…

    Kanun uygulansın. Ama akılla, vicdanla ve vatandaşın hayatını gözeterek uygulansın.

    Çünkü bir yerleşim alanında vatandaş varsa orada devlet vardır.

    Devlet yalnızca yasak koyan değildir.

    Devlet, vatandaşın hayatını kolaylaştırandır.

    Devlet, vatandaşın güvenliğini sağlayandır.

    Devlet, bir acil durumda insanın çıkabileceği yolu açık tutandır.

    Devlet, “Buradan geçemezsin” demeden önce “Vatandaş buradan nasıl geçecek?” diye düşünendir.

     

    VATANDAŞIN YOLU TEL ÖRGÜYLE KAPATILABİLİR Mİ?

    Saray Otogarı’nda şimdi ortaya çıkan görüntü ister istemez düşündürüyor.

    Bir otogar düşünün…

    İçerisinde esnaf var.

    Vatandaş var.

    Şehirlerarası yolculuk yapan insanlar var.

    Yaşlısı var, çocuğu var, engellisi var.

    Ve bütün bunların içerisinde giriş-çıkış noktaları giderek azaltılıyor.

    Peki yarın bir yangın çıksa?

    Bir acil durum yaşansa?

    İnsanların otogardan hızlı bir şekilde tahliye edilmesi gerekse?

    O zaman ne olacak?

    Bu soruların cevabını vatandaşın değil, bu kararları alan ve uygulayan kurumların vermesi gerekiyor.

    Çünkü kamu yönetiminde “bir karar aldık, uyguladık” anlayışı yeterli değildir.

    Alınan kararın vatandaş üzerindeki sonucu da hesap edilmelidir.

     

    SARAY’A ÖZEL BİR UYGULAMA MI?

    Bütün mesele de burada başlıyor.

    Vatandaşın kafasındaki soru şu:

    “Bu uygulamalar neden böyle?”

    Özel araç girişi yasaklanıyor.

    Ardından bazı yaya girişleri kapatılıyor.

    Vatandaş tek bir noktaya yönlendiriliyor.

    Peki bu uygulamanın vatandaş açısından sonucu ne?

    Daha güvenli bir otogar mı?

    Daha ulaşılabilir bir otogar mı?

    Daha rahat bir ulaşım mı?

    Yoksa vatandaşın otogara ulaşmasını zorlaştıran yeni bir düzenleme mi?

    İşte bunun kamuoyuna açık ve anlaşılır biçimde anlatılması gerekiyor.

    Çünkü vatandaş kendisine uygulanan kısıtlamanın nedenini bilmek istiyor.

     

    KANUN VATANDAŞ İÇİN VARDIR

    Şunu özellikle belirtmek gerekiyor:

    Kanunlar insanları zor durumda bırakmak için yoktur.

    Kanunlar insanların güvenliğini sağlamak, yaşamını düzenlemek ve kamu düzenini korumak için vardır.

    Dolayısıyla bir uygulama vatandaşın hayatını zorlaştırıyorsa, burada “Kanun böyle” deyip geçmek yerine, uygulamanın nasıl yapıldığını da sorgulamak gerekir.

    Çünkü aynı kanun, farklı yerlerde farklı sonuçlar doğurabilir.

    Önemli olan yalnızca kanunun uygulanması değil, kanunun vatandaşın hayatına nasıl yansıdığıdır.

    Saraylı vatandaş da bunu bilmek istiyor.

     

    YETKİLİLERE AÇIK ÇAĞRI

    Burada kimse kurumları hedef göstermek istemiyor.

    Kimse devletin güvenlik tedbirlerine karşı değil.

    Ancak vatandaşın da makul sorular sorma hakkı var.

    Saray Otogarı’ndaki girişler neden kapatıldı?

    Bu uygulamanın güvenlik gerekçesi nedir?

    Vatandaşların kullanacağı alternatif giriş yeterli midir?

    Yaşlılar, çocuklar ve engelli vatandaşlar açısından gerekli düzenlemeler yapıldı mı?

    Ve en önemlisi:

    Olası bir acil durumda otogar nasıl tahliye edilecek?

    Bu soruların cevabı verilmelidir.

    Çünkü burası boş bir arazi değil.

    Burası bir otogar.

    Burada insan var.

    İnsan varsa devlet var.

    Devlet varsa da vatandaşın güvenliği, ulaşımı ve yaşam hakkı en önde olmalı.

    Vatandaşın önüne tel örgü çekmek kolaydır.

    Asıl mesele, vatandaşın önüne neden tel örgü çekildiğini ve o tel örgünün arkasında nasıl bir kamu yararı bulunduğunu anlatabilmektir.

    Saray halkı da bunu bekliyor.

    Yasak olabilir, tedbir olabilir, düzenleme olabilir…

    Ama bütün bunların sonunda vatandaşın hayatı daha da zorlaşıyorsa, dönüp bir kez daha düşünmek gerekir.

    Çünkü devlet vatandaş için vardır; vatandaş devlete rağmen yaşamaya çalışmak için değil.