Saray Gözlem Gazetesi, Saray haber, Trakya Gözlem Haber, Saray Haberleri
⌂
Anasayfa ›SARAY
SARAY

Bu Gidiş Nereye

Yayınlama: 12.09.2013 - 22:18 Kaynak: Haber Merkezi
Paylaş:

Hükümet, dolayısıyla iktidar çok önemli sorunlarlakuşatılmış durumda. Nereye adımını atsa, onunla birlikte bastığı yer de batıyor. Onun batması önemli değil, asıl ülke batıyor.Halkımızın geleceği batıyor!

 

  Sokaktaki vatandaş, haklı olarak soruyor .“Bu gidiş, nereye?” diyor.Siyasi iktidarın, ülkeyi ve halkı iyi bir yerlere götürmediği, gün gibi ortada.

      Ülkenin kötü yönetildiğini, bütün maddi varlıklarının talan edildiğini, iktidarın içte ve dışta itibarının  kalmadığını, bu kötü gidişin düzelmesinin pek mümkün olmadığını, buna rağmen yönetimi ele geçirenlerin kötü gidişe aldırış etmediklerini ve dünyalıklarını yapmaya devam ettiklerini, küçük çapta da olsa  bu sütunlarda hep yazmaya çalıştık.

     “Küçük çapta” diyorum çünkü, halkın müşterek sesi olan Basın Yayın organlarının çok önemli bir kısmı iktidar yalakası olunca, gerçekleri halktan sürekli gizlemeye çalıştılar ve bunda başarı da sağladılar.

VAZİYETE, ŞÖYLE BİR AYNA TUTALIM

İktidar zulmünü artırınca, Haziran ayı başında başlayan ve Taksim Gezi Parkı’nda start alan olayların önlenmesi artık mümkün değil.

      Bilindiği gibi, Gezi Parkı bardağı taşıran bir damla oldu. O damla ki, kısa sürede sele dönünce, o seli artık durdurmak mümkün olmayacak.

      İktidar bunu çok iyi bildiği için, “Gerekli tedbiri aldık.” diyor, ama aldığı tedbirle yine insanları aşağılamaya, dövmeye, yaralamaya, hatta öldürmeye devam ediyor.

       Ölenlerin kervanına, son olarak Ahmet Atakan’ı da kattılar. Hem de, “yüksekten düşmüş” kılıfına sarıp, Ahmet’i de toprağın altına koydular.

VE BU KAFAYLA, OLİMPİYAT İSTEDİLER

Şimdi, herkesin bildiğini, bir de ben tekrar edeyim. Çünkü, tekrar insan hafızasını güçlendiriyor, unutmayı önlüyor.

Süregelen Taksim Gezi Parkı olaylarında yaralanan, gözlerini ve canlarını kaybeden insanların hak ararken nasıl bir zulme uğradıklarını cümle alem bilirken, bu kafalar İstanbul’a Olimpiyat getirmek istediler.

      Son 10 senede, iktidar yandaşlarınca talan edilen ve yaşam şartları çökertilen  İstanbul’un bu hazin durumuna rağmen, bu kafalar İstanbul’a Olimpiyat getirmek istediler.

“Laik” bir düzen içinde, 90 seneden beri dini inançların özgürce yaşandığı bu ülkede, din sömürüsü uğruna insanları birbirine düşüren bu kafalar,  İstanbul’a Olimpiyat getirmek istediler.

      Yetinmeyip, halkın aile yaşamına, kaç çocuk yapmaları gerektiğine, kadınların doğumu nasıl yapacaklarına karışmasından tutun da, Allah’ın “Din’de zorlama yoktur.” buyruğuna rağmen tam tersini yapan bu kafalar,  İstanbul’a Olimpiyat getirmek istediler.

Bil cümle büyük günahlarına rağmen bunu hep istediler, ama 3 uçak dolusu beleşçi yandaşları ile gittikleri Arjantin’den, avuçlarını yalayacak bir kırıntı bile alamadan geri döndüler.

Ve,  bu başarısızlıklarını eleştiren Türk halkının “k.ç”ına kına yakarak, kına stoklarını tükettiğini de,hiç utanmadan söylediler.

SAVAŞ ÇIĞLIKLARI, YALNIZLIKGETİRDİ

    Ortada hiçbir sebep yokken, düşman bildiğimiz Suriye’deki iç savaş, bizi dünyada yapayalnız bıraktı. ABD dahil, hemen herkes bir sıcak savaştan kaçınırken, Türkiye’nin savaş çığlıkları, hiç kimse tarafından kabul görmedi.

     Atatürk’ün “Yurtta ve dünyada barış” ilkesini herkes alkışlarken, bu sözü söyleyenin ülkesinin savaş çılgınlığı herkesi şaşırttı.

Ve, dünyada yapayalnız kaldık.

     Bu iktidar sayesinde bugün ne yazık ki, sözüne ve dostluğuna güvenilmez bir ülke konumuna sokulduk.

           EKONOMİ ÇÖKERKEN, TERÖR ÖRGÜTÜYENİDEN …

     Özelleştirmeden toplanan paralarla, borçlanarak elde edilen sıcak paralar suyunu çekince, artık işler iyice sarpa sarmaya başladı.

     Yabancı paranın yükselişi, bir türlü önlenemiyor. Enflasyon canavarı dedikleri felaket, kapıyı aralamaya başladı.

     Hepsinden önemlisi, pusuya yatmış olan terör örgütü, “Verilen sözlertutulmadı.” diyerek, yeni eylemlere başlayacağını ima ediyor. Açıkça söylemese de, fırtınadan önceki sessizliğin yaşandığı ortada.

     Örgüte elini kaptıran iktidar, artık kolunu alamıyor. Onlar için “verip kurtulmak” en kolay çözüm, ama korku dağları bekliyor. Çözüm süreci, artık  “Hayal süreci” oldu.

 Tuttukları değneğin sadece iki ucu değil, ortası da b.klu. Bu işin sonunun ne olacağını,  doğrusu çok merak ediyorum.

    Herkes gibi ben de soruyorum.“Bu gidiş, nereye?”

 

 

 

 

Son Haberler

BÜYÜKŞEHİR TARLA YOLLARINI HASADA HAZIRLIYOR

08.05.2026 - 23:21

CANDAN BAŞKAN: “TEKİRDAĞ BÜYÜYOR, HİZMET KALİTEMİZ ARTIYOR”

09.02.2026 - 17:03

Çerkezköy’de Halk Otobüsü ile Kamyon Çarpıştı: 1 Yaralı

02.01.2025 - 11:23

PUNTİLA AĞA VE UŞAĞI MATTİ’YE İSTANBUL VE ÇERKEZKÖY İZLEYİCİSİNDEN TAM NOT

02.01.2025 - 10:52

Anahtar Parti Çerkezköy Teşkilatı tanıtıldı

29.12.2024 - 18:17

Çerkezköy'de Yılbaşı Kuruyemiş Telaşı Başladı

29.12.2024 - 18:13

Çerkezköy Kent Konseyi’nden Örnek Proje: “Kardeşim Üşümesin”

29.12.2024 - 18:10

Tekirdağ'da firari hükümlü yakalandı

29.12.2024 - 18:07

Tekirdağ'da kumar oynayan 5 kişiye para cezası kesildi

29.12.2024 - 18:06

Notalarla engelini aşan Melis öğretmen azmiyle umut oluyor

29.12.2024 - 18:01
Son Makaleler

Çağdaşlık mı, Saygısızlık mı?

DUVAR YAZILARI  

SARAYLI KART: VERİLEN BİR SÖZÜN HAYATA GEÇİRİLMESİ  

Kimin Getirdiği Önemli Değil: Hizmetin Gelmesi Önemli

AYNI SENİN GİBİ  

ÇOCUKLARIMIZA KAHRAMAN DİYE KİMİ İZLETİYORUZ?

Kurnaz İnsan ile Zeki İnsan Arasındaki Fark

PARTİCİLİK OYNAMAYIN GERÇEK PARTİLİ OLUN 

Çelenk Unutulur mu? Soruyorum!

SİYASETÇİLER TARAFINDAN GAZETECİLERE “ABA ALTINDAN SOPA GÖSTERMEK”  

Kategoriler
ÇERKEZKÖY ÇORLU EDİRNE KAPAKLI KIRKLARELİ MALKARA SARAY SÜLEYMANPAŞA TEKİRDAĞ TRAKYA ULUSAL VİZE