Saray Gözlem Gazetesi, Saray haber, Trakya Gözlem Haber, Saray Haberleri
⌂
Anasayfa ›SARAY
SARAY

ESKİ AMA GÖNLÜMÜN YENİ ŞEHRİ: ESKİŞEHİR

ESKİ AMA GÖNLÜMÜN YENİ ŞEHRİ: ESKİŞEHİR

Yayınlama: 05.10.2026 - 22:53 Kaynak: Haber Merkezi Muhabir: Tekin Sönmez
Paylaş:

Gülcan YENİCİ’nin Kaleminden ESKİŞEHİR

“Eski ama gönlümün yeni şehri”

Haber Resmi

Adı “eski” ile başlıyor ama Eskişehir o kadar modern, o kadar temiz ve düzenli bir şehir ki… İnsanın gördükçe “Keşke daha önce gelseydim” diyesi geliyor.

Birkaç yıl önce İhsan Uzun Ortaokulu’nda ücretli öğretmenlik yaparken Eskişehir’e bir gezi düzenlenmişti. Gitmeye niyetlenmiştim ancak çocuklarım müsait olmadığı için bu geziye katılamamıştım. O günden beri Eskişehir içimde bir ukde olarak kalmıştı.

Hani bir bilgeye sormuşlar:

“Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi?”

Onu bunu bilmem ama insan okuduklarını zamanla unutabiliyor. Bana göre en iyi öğrenme şekli, yaşayarak ve görerek öğrenmektir.

Ben de Eskişehir’i gezdim, gördüm ve öğrendim. Bundan sonra unutacağımı sanmıyorum.

Eskişehir, nüfusu milyona yaklaşan büyük bir şehir. Ama bana göre şehri asıl farklı kılan sadece nüfusu ya da büyüklüğü değil. Siyaset ve yönetim konusunda da oldukça şanslı bir şehir olduğu söyleniyor.

Özellikle 25 yıl boyunca Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Yılmaz Büyükerşen’in şehrin bugünkü görünümünde önemli bir payı olduğu anlatılıyor. Deniz olmayan bir şehri bu kadar görülmeye değer hale getirmek gerçekten kolay olmasa gerek.

Türkiye’nin ilk Balmumu Heykel Müzesi de Eskişehir’e kazandırılan önemli değerlerden biri.

Bugünkü Belediye Başkanı ise Ayşe Ünlüce.

Şehrin bir başka önemli noktası da yaklaşık 400 bin metrekarelik alana kurulmuş olan Sazova Parkı.

Masal şatosundan Nuh’un Gemisi’ne, hayvanat bahçesinden su altı dünyasına, bilim merkezlerinden çeşitli etkinlik alanlarına kadar burada yok yok. Geziyorsunuz, geziyorsunuz ama bitmiyor.

Bir de Porsuk Çayı var…

Porsuk Çayı, şehri adeta ikiye ayırıyor. Çay üzerinde Venedik’teki gondollara benzeyen teknelerle gezinti yapabiliyorsunuz. Dileyenler deniz otobüslerini de kullanabiliyor.

Benim en çok dikkatimi çeken ise Porsuk Çayı’nın temizliği oldu. Çayın üzerinde kötü bir koku hissetmedim. “Bunu nasıl başarıyorlar?” diye düşünmeden edemedim.

Hava da güzeldi. Biz de fırsatı değerlendirip Eskişehir’i karış karış gezmeye devam ettik.

 

DEVRİM OTOMOBİLİ

Biraz da Türkiye’nin ilk yerli otomobili olarak tarihe geçen Devrim Otomobili’nden söz etmek istiyorum.

Hikâyesinden gerçekten çok etkilendim.

O dönem hiç kimsenin Türk mühendislerinin kendi otomobilini ve motorunu üretebileceğine inanmadığı bir zamanda, Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel mühendislerden çok kısa bir süre içerisinde yerli otomobil üretmelerini istiyor.

Ve biri siyah, diğeri krem rengi olmak üzere iki otomobil üretiliyor.

Cemal Gürsel, siyah renkli otomobili kullanarak halka tanıtmak isterken araç bir süre sonra yolda duruyor.

“Niye durdu?” diye sorulduğunda cevap geliyor:

“Benzin bitti Paşam…”

Benzin göstergesinin bozuk olması ve otomobile benzin konulmasının unutulması nedeniyle araç yolda kalıyor.

Ve ne yazık ki bu olay, Devrim otomobilinin başarısızlığı olarak tarihe geçiyor.

Oysa krem rengi otomobil, aynı güzergâhı sorunsuz şekilde tamamlıyor. Fakat bundan pek kimse söz etmiyor.

Hep böyle olmaz mı zaten?

Çalışırsın, uğraşırsın, didinirsin. Başarın görülmez. Ama yaptığın en küçük hata büyütülür ve başarısızlıkla anılırsın.

Verdiğin emekler bir anda unutulur.

Ama ben Devrim otomobiline baktığımda başka bir şey görüyorum:

Türk insanının yapabileceğine olan inancını…

Ne denirse densin, ne yazılırsa yazılsın; Türkiye’nin çok başarılı, çok zeki çocukları, gençleri ve insanları olduğuna inanıyorum.

Yeter ki kendi değerlerimize, kendi insanımıza ve başarılarımıza sahip çıkalım.

Bu arada benim gözüme takılan küçük bir ayrıntıyı da söylemeden geçemeyeceğim. Devrim otomobilinde dikiz aynaları yoktu. O dönemin şartlarında buna gerek görülmemiş demek ki.

Bugün belki küçük bir ayrıntı ama o otomobili görünce insan ister istemez geçmişi düşünüyor.

 

DEMİRYOLLARI VE ODUNPAZARI

Eskişehir’de demiryollarının da çok önemli bir yeri var.

Hızlı trenle İstanbul’a ulaşmak mümkün. Eskişehir, yıllar öncesinden beri önemli ticaret merkezlerinden biri olmuş.

Bir de tarihi Odunpazarı…

Eskiden burada odun satıldığı için bu isim verilmiş.

Odunpazarı’na geldiğinizde ise sizi birbirinden güzel tarihi ahşap evler ve dar sokaklar karşılıyor.

Kervansaraylar, medreseler, camiler, külliyeler…

Ve tabii ki günümüzün alışveriş merkezleri.

Eskiyle yeninin bir arada yaşadığı güzel bir şehir Eskişehir.

 

LÜLE TAŞI

Eskişehir denince akla gelenlerden biri de lüle taşı.

Bu taşın çok farklı bir özelliği var.

Toprağın altından ıslak halde çıkarılıyor. Islatıldığında yumuşuyor ve kolayca işlenebiliyor. Kuruduğunda ise sert bir yapıya kavuşuyor.

Beyaz renkli bu taştan yapılan birbirinden güzel hediyelik eşyalar var.

Kolyeler, küpeler, yüzükler, tespihler ve daha birçok ürün…

Lüle taşının insanı kötülüklerden koruduğuna da inanılıyor.

Eskişehir’e kadar gelip bunlardan almamak da olmaz.

 

ATAOL BEHRAMOĞLU KİTAPLIĞI VE EDEBİYAT MÜZESİ

Bir de Ataol Behramoğlu Kitaplığı ve Edebiyat Müzesi var.

Edebiyatı ve şiiri çok sevdiğim için burayı ayrıca anlatmak istiyorum.

Onun için bu bölümü başka bir yazıya bırakalım.

 

ESKİŞEHİR MUTFAĞI

Ve gelelim Eskişehir’in mutfağına…

Verimli ovalara sahip olan şehirde buğday önemli bir yere sahip.

Çibörek, met helvası ve leblebi kurabiyesi Eskişehir’in en bilinen lezzetleri arasında.

Önce tadımlıklar yapılıyor, sonra alışveriş başlıyor.

Zaten şehre gelen insanların yoğunluğu da dikkat çekiyor. Binlerce insan Eskişehir’i görmek, gezmek ve bu güzellikleri yaşamak için geliyor.

Bu da şehrin ekonomisine ciddi katkı sağlıyor.

Böyle bir şehir nasıl yerinde saysın?

 

İYİ Kİ GELMİŞİM

İyi ki gelmişim Eskişehir’e…

Türkiye’mizin güzelliklerini bundan sonra yılda birkaç şehir de olsa görmeyi Allah bana nasip etsin.

Ayak bileklerim şişse de, başım ağrısa da, otobüs sıkışık olsa da…

Bütün yorgunluğuma binlerce kez değdi.

Çünkü insan gezdikçe öğreniyor.

Gördükçe anlıyor.

Ve yaşadıkça hafızasına kazıyor.

Eskişehir…

Adın “eski” ile başlıyor ama benim için artık hiç de eski değilsin.

Seni unutmayacağım.

Eski ama gönlümün yeni şehri… ESKİŞEHİR.

Son Haberler

BÜYÜKŞEHİR TARLA YOLLARINI HASADA HAZIRLIYOR

08.05.2026 - 23:21

CANDAN BAŞKAN: “TEKİRDAĞ BÜYÜYOR, HİZMET KALİTEMİZ ARTIYOR”

09.02.2026 - 17:03

Çerkezköy’de Halk Otobüsü ile Kamyon Çarpıştı: 1 Yaralı

02.01.2025 - 11:23

PUNTİLA AĞA VE UŞAĞI MATTİ’YE İSTANBUL VE ÇERKEZKÖY İZLEYİCİSİNDEN TAM NOT

02.01.2025 - 10:52

Anahtar Parti Çerkezköy Teşkilatı tanıtıldı

29.12.2024 - 18:17

Çerkezköy'de Yılbaşı Kuruyemiş Telaşı Başladı

29.12.2024 - 18:13

Çerkezköy Kent Konseyi’nden Örnek Proje: “Kardeşim Üşümesin”

29.12.2024 - 18:10

Tekirdağ'da firari hükümlü yakalandı

29.12.2024 - 18:07

Tekirdağ'da kumar oynayan 5 kişiye para cezası kesildi

29.12.2024 - 18:06

Notalarla engelini aşan Melis öğretmen azmiyle umut oluyor

29.12.2024 - 18:01
Son Makaleler

YENİ PARTİ’DE GÖNÜL KÖPRÜSÜ VAR

MANİPÜLASYONU EN İYİ KULLANANLAR  

Basını Anlamak Mümkün Değil: Bir Gün Herkes AK Partili Olacak!

SİYASET KİŞİSEL HIRSLARIN DEĞİL, ÜLKEYE ÇÖZÜM ÜRETMENİN MECRASIDIR  

FON YÖNETİCİLERİ KİMLER?

Çağdaşlık mı, Saygısızlık mı?

DUVAR YAZILARI  

SARAYLI KART: VERİLEN BİR SÖZÜN HAYATA GEÇİRİLMESİ  

Kimin Getirdiği Önemli Değil: Hizmetin Gelmesi Önemli

AYNI SENİN GİBİ  

Kategoriler
ÇERKEZKÖY ÇORLU EDİRNE KAPAKLI KIRKLARELİ MALKARA SARAY SÜLEYMANPAŞA TEKİRDAĞ TRAKYA ULUSAL VİZE