Toplum neden mutsuz? Karamsarlıktan nasıl kurtuluruz?
Kişisel gelişim uzmanı Adil Maviş’e göre toplumun temel sorunu mutsuzluk değil, “sıkışmışlık.” Bireylerin ifade ettiği sorunların arka planında daha derin problemler bulunduğunu belirten Maviş, modern insanın kendisiyle baş başa kalmayı bile lüks gördüğüne dikkat çekti.
Kişisel gelişim uzmanı Adil Maviş, toplumda yaygın olarak “mutsuzluk” olarak adlandırılan durumun aslında daha derin bir “sıkışmışlık hali” olduğunu söyledi. Günümüz insanının dış uyaranlar karşısında hızla etkilendiğini ancak bu etkileri anlamlandıramadığını belirten Maviş, bireylerin kendileriyle baş başa kalmayı bile artık bir lüks olarak gördüğüne dikkat çekti.
Toplumda mutsuzluğun sebebi sıkışmışlık hissi
İnsanların çevresinde olup bitenlerden, haberlerden ya da ailevi durumlardan hızla etkilendiğini belirten Maviş, bu etkilenmenin sağlıklı şekilde işlenemediğini vurguladı. Yaşanan olumsuzluklardan pozitif bir anlam çıkaramamanın, bireyi içsel bir çıkmaza sürüklediğini dile getirdi.
Toplumda sıkça dile getirilen “her şerde bir hayır vardır” anlayışının pratikte karşılık bulmasının zorlaştığını söyleyen Maviş, insanların çevresinde gördüğü olumsuzlukların fazlalığı nedeniyle bu bakış açısını geliştirmekte zorlandığını ifade etti.
Bu durumun bireyde bir tür zihinsel ve duygusal kilitlenmeye yol açtığını belirten Maviş, bu hali “sıkışmışlık” olarak tanımladı.
Maviş’in bu konuda ifadeleri şöyle:
Birbirimizden çok çabuk etkileniyoruz. Bu bir haberden olabilir, bir ailevi durumdan olabilir, gözlemlediğimiz ya da yaşadığımız şeylerden olabilir Buradaki etkilenme sürecini işleyememek ya da içinde bulunduğu duruma pozitif yorum çıkartamamak kısmında sıkışıklıklarımız var. Çevremize baktığımızda şer olarak gözlemlediğimiz o kadar çok ki, kişi oradan bir hayır çıkarmakta Zorluk çekiyor Ben buna kabaca sıkışmışlık diyorum”
Mevlana bile Şems’e ihtiyaç duyuyor
Maviş’e göre insanlar hasta ya da “bozuk” değil; aksine bir anlam arayışı içinde. Bu nedenle klasik terapi yaklaşımından ziyade rehberlik ve mentörlük ihtiyacının arttığını ifade etti. Adil Maviş bu durumu şu sözlerle açıkladı:
“İnsanlar yaşadıklarını anlamlandırmak istiyor. Bazen bu süreçte bir yol arkadaşı gerekiyor. Bir Mevlana bile olsanız Bir Şems’e ihtiyaç duyabiliyorsunuz, ben bir Şems değilim ama size bu anlamda yarenlik edebilecek Bulunduğunuz durumdan çıkmanızı kolaylaştıracak bir dost olabilirim. günümüzde buna daha çok ihtiyaç var” diyen Maviş, bu ilişkiyi bir tür “yarenlik” olarak tanımlıyor. Her bireyin zaman zaman dışarıdan bir bakışa ihtiyaç duyduğunu ifade ediyor.
Dönüşümün kapısı: Zayıf yönlerle yüzleşmek:
“Hayır diyemiyorum”, “insanlara fazla güveniyorum” ya da “parayı tutamıyorum” gibi durumların başlangıçta olumlu gibi görülebildiğini ancak zamanla sorun haline dönüşebildiğini belirten Adil Maviş, bu noktada farkındalığın önemine dikkat çekti.
Bireyin kendisini zorlayan yönlerini reddetmek yerine kabul etmesi gerektiğini ifade eden Maviş, “sorunu sevmek” kavramının altını çizdi. Ona göre bir sorunla barışıldığında, o durum bireyin gelişim sürecinin doğal bir parçası haline geliyor.
Hayatı bir oyuna benzeten Maviş, her bireyin bu oyunda farklı bir role sahip olduğunu belirtti. Herkesin aynı karakterde, aynı sorunlarla ve aynı yaşam biçimiyle var olmasının mümkün olmadığını ifade eden Maviş, bu çeşitliliğin hayatın doğası gereği olduğunu vurguladı.
“Kendinle baş başa kalmak artık lüks sayılıyor”
Günümüz yaşam koşullarının bireyin iç dünyasıyla bağ kurmasını zorlaştırdığını belirten Maviş, ekonomik sorunlar, iş stresi ve günlük koşuşturmanın insanları sürekli dışa yönlendirdiğini söyledi.
İnsanların kendilerine zaman ayıramadığını ve içe dönmenin giderek zorlaştığını ifade eden Maviş’e göre, bu durum farkındalık eksikliğini de beraberinde getiriyor.
Maviş, modern insanın en dikkat çekici sorunlarından birinin de yalnız kalamamak olduğunu belirtiyor. Ona göre bireyler kısa boşluklarda bile kendileriyle kalmak yerine dış uyaranlara yöneliyor.
Durakta beklerken telefona sarılmanın buna basit bir örnek olduğunu söyleyen Maviş, insanların boşluğu “kendine dönme fırsatı” olarak değil, doldurulması gereken bir alan olarak gördüğünü ifade etti.
Gerçek sorun her zaman görünenden farklı
Uzun yıllara dayanan gözlemlerine dayanarak konuşan Maviş, bireylerin dile getirdiği sorunlarla gerçek sorunların hiçbir zaman örtüşmediğini de dile getirdi.
Görünen problemin altında başka bir temel sorunun yattığını söyleyen Maviş, bireyin bu durumun farkında olmadığını ve asıl çözümün bu derin yapıyı anlamaktan geçtiğini vurguladı.
Hayatın her zaman kolay olmadığını hatırlatan Maviş, bireylerin karşılaştıkları zorluklarla mücadele etmeyi öğrenmesi gerektiğini ifade eti. Hayatın “handikaplı” yönleriyle barışmanın önemine dikkat çeken Adil Maviş, her bireyin kendi yeteneklerini geliştirerek sorunlarla başa çıkma yeteneğini geliştirebileceğini dile getirdi.
Sorunları ve engelleri aşmak kişisel gelişimle mümkün
Kişisel gelişimi, bireyin bulunduğu nokta ile ulaşmak istediği nokta arasındaki yolculuk olarak tanımlayan Adil Maviş, bu süreçte karşılaşılan engelleri ikiye ayırıyor: iç ve dış engeller. Dış engellerin, hayatın kontrol edilemeyen koşullarından oluştuğunu belirten Maviş; iç engellerin ise kaygı, güvensizlik, iç çatışmalar ve tutarsızlıklar gibi bireyin kendi iç dünyasından kaynaklandığını ifade ediyor. Kişisel gelişim sürecinin temelinde bu iki alanı berraklaştırmak ve bireyin lehine çalışır hale getirmek yer alıyor.
Yıllar içinde farklı tekniklerle çalıştığını ancak bu yöntemlerin zamanla içselleştirdiğini belirten Maviş, bugün geldiği noktada, NLP, EFT gibi tekniklerin ötesinde daha bütüncül bir anlayış benimsediğini ifade ederek, sürecin danışanla birlikte “akış içinde” şekillendiğini söyledi..
Her yaş grubunun ihtiyacı farklı
Çalışmalarını belirli bir yaş grubuyla sınırlamadığını dile getiren Maviş, öğrencilerden yetişkinlere kadar geniş bir kitleye hitap ettiğini belirtti. Aynı ortamda bulunan iki kişinin bile tamamen farklı ihtiyaçlara sahip olabileceğine dikkat çeken Maviş, bu nedenle her bireye özel bir yaklaşım geliştirdiğini ifade etti.
Online süreçler öne çıktı
Pandemiyle birlikte çalışma sisteminde önemli değişiklikler yaşandığını belirten Maviş, bireysel danışmanlık ve eğitimlerin büyük ölçüde online ortama taşındığını söyledi. Bu durumun coğrafi sınırları ortadan kaldırdığını ifade eden Maviş, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı noktalarından insanların da bu çalışmalara katılabildiğini dile getirdi.