Sayın Başkan Abdül Taşyasan,

Neredeyse her hafta semt pazarını ziyaret ediyor, esnafın elini sıkıyor, vatandaşlarla sohbet ediyor ve ardından "Sorunları dinledik, çözümü için talimat verdik." açıklaması yapıyorsunuz. Peki Saray halkı artık şu soruyu sormakta haklı değil mi?

Yaklaşık 28 ay geçti... Bu 28 ayın sonunda pazarcı esnafının hangi sorununu kökten çözdünüz? Hangi vaadinizi yerine getirdiniz? Kaç sorunu kalıcı olarak ortadan kaldırdınız? Yoksa her hafta aynı sorunları dinleyip, aynı cümleleri kurup, ertesi hafta yeniden aynı pazarı dolaşmaktan mı ibaret bu ziyaretler?

En temel ihtiyaç olan tuvalet meselesi bile yıllardır tam anlamıyla çözülememiş durumda. Vatandaşı başka noktalara yönlendirmek çözüm değildir. Gerçek çözüm, ihtiyacın olduğu yerde hizmeti sunmaktır. Eğer en basit bir sorunda bile kalıcı adım atılamıyorsa, daha büyük projelere vatandaş nasıl güven duysun?

Asıl merak edilen ise kapalı pazar yeri meselesidir. Bu konu artık Saray siyasetinin bitmeyen hikâyesine dönüştü. Her seçim döneminde gündeme geliyor, seçimden sonra ise sessizliğe gömülüyor. Geçmiş belediye başkanları bu konuyu vaatlerle geçiştirdi. Şimdi aynı yöntemin devam edip etmeyeceğini zaman gösterecek.

Saray halkı artık bol bol çekilen hatıra fotoğraflarını değil, yapılan hizmetlerin fotoğrafını görmek istiyor. Esnaf da vatandaş da açıklama değil, icraat bekliyor.

Bu nedenle açıkça soruyoruz:

28 ayın sonunda pazarcı esnafına ve Saray halkına gösterilebilecek en önemli hizmetiniz nedir? Kapalı pazar yeri için somut bir proje, bütçe ve tarih var mı, yok mu?

Çünkü vatandaşın beklentisi alkışlanacak ziyaretler değil, hesap verilebilir hizmettir. Gerçek başarı, her hafta aynı sorunları dinlemek değil; o sorunların tekrar konuşulmasına gerek bırakmayacak çözümleri hayata geçirmektir.