''Türkiye’deki enflasyon, uzun yıllardır sürdürülen sistematik bir fakirleştirme politikasının sonucudur'
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, TÜİK'in açıkladığı enflasyon rakamlarını değerlendirdi.
TÜİK'in yıllık yüzde 32,27'lik enflasyonu için 'sansürlü' ifadesini kullanan BTP lideri, ''Çarşı pazara şöyle bir göz attığınızda gerçek rakamları görürsünüz. Zaten bunu görmeye de gerek yok zira hepimiz bizzat acı bir şekilde yaşıyoruz'' dedi.
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklaması şöyle:
''TÜİK sansürlü enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre Nisan ayında Türkiye’nin yıllık enflasyonu yüzde 32,37’ye yükseldi. Bu rakam için ‘sansürlü’ diyoruz; çünkü çarşıya, pazara bakan herkes gerçek tabloyu açıkça görüyor. Zaten bunu görmeye de gerek yok, hepimiz bu tabloyu bizzat yaşıyoruz.
''Mehmet Şimşek'e 'jeopolitik sebep' cevabı''
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, enflasyondaki artışı jeopolitik gelişmelere bağlıyor. Daha önce de benzer şekilde Rusya–Ukrayna Savaşı gerekçe gösterilmişti. Oysa gerçek çok açık: Türkiye’deki enflasyonu jeopolitik gelişmelerle açıklamak mümkün değildir. Nitekim yaklaşık 4,5 yıldır savaş hâlinde olan Rusya’da enflasyon yüzde 5,90, Ukrayna’da ise yüzde 7,90 seviyesindedir. Peki nasıl oluyor da Türkiye’deki enflasyon bu ülkelerden kat kat fazla?
''Sistematik fakirleştirme politikasının sonucudur''
Çünkü Türkiye’deki enflasyon, uzun yıllardır sürdürülen sistematik bir fakirleştirme politikasının sonucudur. Fabrikalar satıldı, üretim zayıflatıldı, ithalata dayalı bir yapı oluşturuldu ve bugün ortaya çıkan tablo budur. Türk halkı açlık ve sefaletle karşı karşıyadır. Üstelik mevcut veriler, şartların daha da ağırlaşacağını göstermektedir. İktidarın yıl sonu için belirlediği yüzde 16’lık enflasyon hedefi, yılın henüz dördüncü ayında fiilen iki katına çıkmıştır. Bu anlayışla farklı bir sonucun ortaya çıkması zaten mümkün değildir.
''Artık Türk milleti bir karar vermek zorundadır''
Artık Türk milleti bir karar vermek zorundadır: Ya bu çözümsüzlük girdabında sürüklenmeye devam edeceğiz ya da gerçek çözüme yöneleceğiz. Çözüm vardır. Çözümün adı Millî Ekonomi Modeli’dir. Ülke kaynaklarının belli kesimlere aktarılması yerine, devlet ve millet yararına kullanıldığı bu model, Türk milletinin beklediği gerçek çıkış yoludur.”