Sevgili okurlar;

Saray’da artık vatandaşın sabrı taşma noktasına geldi. İlçede konuşulan tek konu hizmet değil, kişisel çekişmeler… Olan ise yine Saray halkına oluyor. Çünkü siyaset makamları hizmet üretmek için vardır, ego savaşı yapmak için değil.

Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer ile Saray Belediye Başkanı Abdül Taşyasan arasındaki soğukluk ve karşılıklı restleşmeler artık gizlenemeyecek bir noktaya ulaşmıştır. Vatandaş bunu görüyor, hissediyor ve açık açık konuşuyor.

Saray’ın yıllardır çözüm bekleyen onlarca sorunu ortada dururken, kişisel hesaplaşmaların ön plana çıkması kabul edilebilir değildir. İlçede yapılan işlere bakıldığında, rutin belediyecilik hizmetlerinin bile zamanında yerine getirilemediği yönünde ciddi eleştiriler yükseliyor. Kaldırım yapmak, çöp toplamak, park temizlemek belediyeciliğin zaten asli görevidir. Vatandaş artık vizyon görmek istiyor, yatırım görmek istiyor, gelişim görmek istiyor.

Ama ne yazık ki Saray bugün hizmetten çok gerilim konuşuyor.

Seçim dönemlerinde “ortak akıl”, “birlikte yönetim”, “uyumlu belediyecilik” sloganları havada uçuşuyordu. Peki şimdi soruyoruz:

Nerede o ortak akıl?

Nerede Saray’ın menfaatleri için kurulması gereken diyalog?

Nerede vatandaşın çıkarını kişisel hırsların önüne koyacak siyasi olgunluk?

Siyasette kibir en tehlikeli hastalıktır. Çünkü kibirli siyasetçi eleştiriyi duymaz, vatandaşı dinlemez, kendisine ulaşılmaz görmeye başlar. İşte tam o noktada halk ile yönetici arasındaki bağ kopar. Bugün Saray’da yaşanan rahatsızlığın temelinde de tam olarak bu vardır.

Kimse kusura bakmasın…

Saray halkı, kişisel egoların ilçenin geleceğinin önüne geçmesini istemiyor. Vatandaş hizmet bekliyor. Çözüm bekliyor. Uyum bekliyor. Sürekli bir güç mücadelesi görmek istemiyor.

Buradan açık bir uyarıda bulunmak gerekiyor:

Bugün görmezden geldiğiniz bu rahatsızlık, yarın sandıkta karşınıza çok daha sert çıkar. Çünkü vatandaş yaşananları not ediyor. Sessiz kalıyor olabilir ama unutmuyor.

Siyasette hiçbir makam sonsuz değildir. Bugün koltukta oturanlar yarın o koltukta olmayabilir. Ancak geride bırakılan hizmetler ya da kaybettirilen yıllar daima hatırlanır.

Saray’ın artık kişisel hesaplaşmalara değil, ortak akla ihtiyacı vardır.

“Egonuzu, kibrinizi ve öfkenizi bir kenara bırakın… Çünkü kaybeden siz değil, önce Saray oluyor. Ve unutmayın; halk günü geldiğinde hizmet edeni de, kişisel hesaplaşmalarla vakit kaybedeni de sandıkta mutlaka ayıracaktır.”

Tekrar vurgulamak istiyorum; Eğer gerçekten bu ilçeyi seviyorsanız; egonuzu, kibrinizi ve öfkenizi bir kenara bırakın. Hatta intikam duygunuzu ve biraz daha ileri gideyim. “Oluşan kuyruk acınızı da.” Çünkü kaybeden siz değil, önce Saray oluyor.