ads
DOLAR 45.03 ₺
EURO 52.87 ₺
STERLIN 61.06 ₺
G.ALTIN 6,776.34 ₺
Ç.ALTIN 11,059.64 ₺
BİLEZİK 6,169.05 ₺
BTC 79,234.26 $
ETH 2,397.90 $
BİST 0.00
    ads

    Yakup Yavuz UZUN

    Yakup Yavuz UZUN

    Açılım Projesi

    Yayınlama: 27 Nisan 2026 Pazartesi 16:03 Okunma: 20

    Aslında Türk devleti tarafından ilk olarak 2009 yılında başlatılan “Kürt açılımı”, bana göre bir açılım değil, bir ihanet projesidir. O günleri hepimiz yaşadık, hatırlıyoruz.

    Ülkemizin bölünmesi ve halkın kutuplaşması için yazılan ve uygulamaya konulan bir senaryoydu. Sonuç ne oldu? Binlerce asker ve sivil insanın ölümü, bu senaryodan nemalanan birçok devletin halkı ekonomik ve siyasi olarak sömürmesi ve gelinen noktada uydurma kurul ve kuruluşlara devlet bütçesinden çok büyük miktarda para aktarılması… Tüm bu maliyetler halkın sırtına yüklenmiş ve süreç açıkça bir fiyasko ile sonuçlanmıştır.

    BOP’un oluşmasını isteyen bu güçler, 2025 tarihinde sözde “kardeşlik projesi” adı altında açılım safsatasını yeniden devreye almıştır. İlginç olan ise bu projenin oluşması için görevlendirilen kişi ve siyasi kurumdur. Yıllarca milliyetçi, vatansever ve Kürt oluşumuna karşı duvar olan; varlığını devam ettirmek için seçimlerde slogan olarak milletin manevi değerlerini ön plana çıkararak oy oranının yaklaşık %75’ini “vatan, millet, beka” söylemleriyle alan bir siyasi oluşum bu süreci üstlenmiştir.

    İşte sorgulanması gereken durum tam da budur. 2012 yılına kadar AKP ile karşılıklı olarak siyasi düşmanlık içinde olan bu lider, kendi partisinin birçok üyesinin karşı çıkmasına rağmen onları partiden dışlayarak milyonlarca oy kaybına neden olmasına rağmen, neden bir anda AKP’nin ittifak ortağı ve bir zamanlar karşı olduğu tüm projeleri onaylayan bir lider konumuna gelmiştir? Aslında hepimiz bunu biliyoruz. Bu siyasi oluşumun tabanı bu açılım projesine karşıdır. Dava uğruna bu ve benzeri yapılara karşı mücadelede binlerce şehit verilmiştir ve bu siyasi irade bu oluşuma temelden karşıdır.

    Bu ülkede PKK terör örgütünün bir proje olduğunu, 40 bin insanı; sivil, asker ve çocuk demeden katlettiğini bilmeyen var mı? Oylarını bu terör örgütü ile mücadele söylemleri üzerinden alan bir yapının bugün geldiği nokta düşündürücüdür. İşte gerçek sorun burada yatmaktadır. Bu bir açılım projesi değil, rant ve makam sevdası için oluşturulmuş bir ihanet projesidir.

    Ülkücü halk ozanı Arif bu durumu fark etmiş ve 2019 yılında şu sözlerle dile getirmiştir:

    “Dinle beni ey millet, dinle beni ahali,
    Bu açılım ne iştir, nedir bunun meali?
    Ne olacak bunlarla memleketin bu hali?
    Habur’da gördünüz bak, çizgiden kaydı bunlar,
    İhanetin adını açılım koydu bunlar.

    İmralı’dan o melun çıkarsa da şaşmayın,
    Bunlar onu meclise sokarsa da şaşmayın,
    Yakasına madalya takarsa da şaşmayın,
    Şehitlerin öcünü almaktan caydı bunlar,
    İhanetin adını açılım koydu bunlar.”

    Türk halkı bu sözde açılımı kim istiyor? Açılımı ABD, İsrail ve bunların ülkemizdeki siyasi taşeronları istemektedir. Türk kimliği altında yaşamını sürdüren Kürt kökenli vatandaşların bu açılımı istediği yönündeki iddialar da gerçeği yansıtmamaktadır.

    Saygılar sunarım…