ads
DOLAR 45.58 ₺
EURO 53.11 ₺
STERLIN 61.21 ₺
G.ALTIN 6,672.73 ₺
Ç.ALTIN 10,960.49 ₺
BİLEZİK 6,113.74 ₺
BTC 76,924.26 $
ETH 2,118.52 $
BİST 0.00

    Yakup Yavuz UZUN

    Yakup Yavuz UZUN

    Sevgili okurlar; bu yazımızda yaşadığımız, nefes aldığımız, çocuklarımızı yetiştirdiğimiz Saray ile ilgili bir yazı kaleme almak istedim.

    Yayınlama: 18 Mayıs 2026 Pazartesi 17:29 Okunma: 34

    Sevgili okurlar; bu yazımızda yaşadığımız, nefes aldığımız, çocuklarımızı yetiştirdiğimiz Saray ile ilgili bir yazı kaleme almak istedim.

    Saray, geçmişi bilinen en eski yaşam alanlarından biri olan; tarihi, doğal güzellikleri, yer altı ve yer üstü zenginlikleriyle Trakya’nın parlayan yıldızı, önemli bir yaşam alanı ve kültür şehri olan bir ilçedir. Bunun yanında Saray, Trakya bölgesinde eğitim sisteminde en yüksek başarıyı elde eden, her yıl ülke sıralamasında ön planda olan bir ilçe olmuştur. Bu nedenle eğitim ordumuzu tebrik etmek gerekiyor.

    Saray, tarihsel olarak da çok eskiye dayanan bir geçmişe ve kültürel mirasa sahip bir yaşam alanı olmasına rağmen, günümüzde turizm alanında hiçbir şekilde ön plana çıkamamış, adeta yok olmaya yüz tutmuş kültür varlıklarına sahip çıkamamış bir yer olmaktan kurtulamamıştır. Çağımızda ekonomik olarak en yüksek potansiyele sahip sektörlerden biri olan turizmden hiçbir pay alamayan, bugüne kadar tanıtımı yeterince yapılamayan ilçemizin çevresinde; Kastro gibi muhteşem bir sahil şeridi, dinlenme ve eğlenme alanları mevcutken ve ilçemiz İstanbul’un sınır komşusuyken, İstanbul’daki turizm potansiyelini bölgemize çekemeyen bir ilçe olmuşuz.

    Çerkezköy ve Kapaklı’ya kurulan sanayi sonucunda bu ilçeler ticari alan olarak anılmaya başlanmış, Saray ise yaşam alanı olarak görülmüştür. İşte bu nedenle ilçemizin yaklaşık yüzde 70’lik tarım toprağı satılmış, satılan bu topraklarda tarım bitirilmiş ve tarıma büyük bir darbe vurulmuştur.

    Bunun yanında yaşam alanı olarak görülen Saray ilçemizin yerel yöneticileri, ilçenin göç almasını engellemek için her türlü çabayı sarf etmiş ve etmeye devam etmektedir. Şu gerçeği unutmamak lazım: Bir yerin kalkınması, halkın refah seviyesinin yükselmesi, sosyal ve kültürel alanda gelişmesi için ekonomik olarak güçlü olması gerekir. Ekonominin güçlü olması için ise o bölgenin yatırım ve yaşam alanı açısından talep görmesi gerekir. Bu talepleri karşılamak yerel ve merkezi yönetimlerin görevidir.

    Saray; Çerkezköy ve Kapaklı’nın yanında yaşam alanı olarak görülmekte, haliyle nüfus yoğunluğuna sahip olarak gelir getirecek açılımlar yapması gerekmektedir. Bugüne kadar Saray’ı idare eden yerel yönetimler, “Saray göç almasın, kendi içinde yaşamaya devam etsin” düşüncesiyle hareket etmiş; Saray’da elit aile olarak tanınan bir kesim rahat ve huzur içinde yaşarken, alt sınıf sadece hayatını sürdürebilmek için mücadele etmeye devam etmiştir.

    Bunun tek nedeni vardır; bugüne kadar Saray ilçesinin yerel yönetiminde söz sahibi olan bazı geniş ve ekonomik durumu güçlü kitleler, ilçenin göç almasını asla istemiyor. Neden mi? Çok basit; ilçe göç alarak yoğun bir halk topluluğuna kavuşursa, ilçemiz için bugüne kadar yapılması gereken yatırımlar yapılacak, netice itibarıyla halk Saray için çalışan kitlelere yönelecek ve ellerindeki hâkimiyetin yok olacağı düşüncesi oluşacaktır.

    Hâlbuki halka hizmet için göreve gelen yönetimlerin; halkın daha güçlü bir ekonomiye sahip olmasını, yaşam alanlarının halkın ihtiyacı olan tüm alt ve üst yapılarla hazırlanmasını, esnafın ticaret yaparak güçlenmesini sağlaması gerekir.

    Bunları yapmak için elimizde doneler zaten var. Öncelik; turizm, doğal güzellikler, Avrupa’nın en kaliteli mantarları, ormanlarımız içindeki dereler, küçük şelaleler ve zengin bitki örtüsü… Hepsi var. Atılması gereken adım çok basit; yerel basın ve görsel basın aracılığıyla yapılacak reklam ve tanıtımlarla bunu sağlamak, bu konuda çaba göstermek gerekiyor.

    Şimdi aklımıza gelen soru şu: İlçemizde bunlar sağlanmış, ihtiyaçlar giderilmiş, sorunlar çözülmüş mü? Bana göre hayır. Neden?

    Her yerel seçimde aday kişilerin vaatleri arasında ilk planda kapalı pazar yeri, yeni otogar, çok büyük ihtiyaç olan mezbaha, daha önce yapılan ama şu an yetersiz kalan altyapı, planlamada olan ama henüz sadece lafta kalan rezerv alan ilan edilerek toplu konut yapılması ve göç alınmasının sağlanması gibi konular yer aldı. Bu konular seçim vaatleri içine alınmış olsa da bırakın icraatı, fiiliyatta bile henüz gündeme alınamadı.

    Yaşam alanlarında yollar hâlâ toprak. Özellikle Büyükyoncalı’nın iç kesimleri, Pazarcık ve Kemalpaşa’nın kenar yerleşim alanlarında asfalt bile yapılamadı. Çok eski yıllarda oluşturulan toprak yollarla yaşam devam ediyor. Bunun yanında bazı mahallelere hâlâ kanalizasyon ve doğalgaz gitmedi. Uzak yerleşim yerlerine küçük de olsa bir pazar yeri yapılmadı.

    Şimdi bu eksiklikler varken “Görevimi tam yapıyorum” diyen bir yerel yöneticinin inandırıcılığı olamaz.

    Bu bağlamda Saray ilçe yönetiminde aktif olan; devlet kurumları, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşları ve ilçede yaşayan halk ortak akıl ile düşünerek değerlerimizi, potansiyelimizi ve zenginliklerimizi ortaya çıkarmalıdır. Bu değerlerin reklamı yapılmalı, dışarıdan ziyaretçi, yatırımcı veya yaşamak isteyen insanları çekmek için adeta bir reklam ajansı gibi çalışılmalı ve her platformda mücadele edilmelidir.

    Kimse şunu unutmamalı; ilçemize gelen her bir kişi, esnaftan 1 ekmek, 1 kilo peynir, 1 kilo et alarak bu ilçenin kalkınmasına destek vermiş olacaktır.

    Sevgi ve selamlar…