İRAN SAVAŞI
İran-abd gerilimi savaşa dönüşerek devam ediyor, böyle savaş mı olur dedirten tarzda bir savaş izliyoruz. Peki bu savaş neden yapılıyor. Nükleer program tartışmaları, Bölgesel güç mücadelesi, Enerji ve Jeopolitik rekabet, Ekonomik etkiler, Bölgesel istikrarsızlık, Küresel güvenlik riskleri, Diplomasi ve çözüm olasılıklarından kaynaklı olduğunu söylemek doğrudur. İran-abd gerilimi yalnızca iki ülke arasında ki bir anlaşmazlıktan çok Enerji güvenliği, dengeleri ve küresel siyaset açısından kritik bir meseledir. Bu savaşın sonuçları tüm dünyayı etkileyecek ölçekte olacağından, diplomasi ve diyalog kanallarının açık tutulması uluslararası toplum için hayati önem taşımaktadır.
37 yıldır İran’ın başında bulunan dini lider Ayetullah Ali Hamaney, abd-israil saldırısında hayatını kaybetti. Bunun CIA tarafından aylar süren istihbarat sonucunda nokta atışıyla yapıldığı resmi kanallar tarafından doğrulandı. “Demokrasi ve Özgürlük “ vaadiyle müdahale ettikleri ülkeleri kan çanağına çeviren abd ve israil ortaklığının İran’a başlattığı saldırılar, cehennemin kapılarını sonuna kadar açmış bulunmaktadır.
abd başkanı (eşkiya) donald trump “İran’ın yeni liderlerinin kendisiyle görüşmek istediğini ve kendisinin de bunu kabul ettiğini “ açıklamasını yaparken israil başbakanı binyamin Netanyahu’da tam aksi bir yönde yaptığı açıklama da “İran’ın kalbine saldırıyoruz, sertleşerek sürecek “ diyerek içindeki vahşiliği ve kudurmuşluğu ortaya koymaktadır.
Siyonist abd ve israil İran’da hastane vurdu. Savaşın dördüncü gününde 787 kişi hayatını kaybetti. İran, abd ve israil’in hava saldırılarına karşı misilleme yapsada bunda çokta başarılı olamıyor. İran’da yaşanan saldırılar da üst düzey yöneticilerin öldürülmesi sonucu ülkede 40 günlük yas ilan edildi. İran, yas tutmayı bir kenara bırakıp top yekün abd’ye saldırması gerekir. Hatta diğer İslam ülkelerinin de İran’a destek vererek abd’nin savaş gemilerini Hürmüs Boğazına, Basra Körfezine, Umman denizine ve Hazar denizine gömülmesi gerekir.
Hızını kesmeyen yandancı ve soykırımcı israil; İran’da yeni belirlenecek dini lideri de etkisiz hale getirmek için hedef alacaklarını açıklarken, abd”nin manyak savunma bakanı “abd ve israil yakın zamanda İran semalarında tam kontrolü ele geçireceklerini, gün boyu gökyüzünde ölüm ve yıkım yağdıracağız “ diyerek acımasız birer faşist olduklarını dünyaya haykırdılar.
Savaştan başka her şeye benzeyen bu didişmeyi abd merkezli politico Gazetesi “abd savaş bakanlığının (pentagon) abd ile israil’in birlikte başlatacağı uzun süreli İran operasyonuna hazırlık kapsamında istihbarat ve askeri planlamalarını hızla genişlettiğini ve planlamaların Eylül 2026’ya kadar sürebileceğini “ kamuoyuna aktardı. İsrail başbakanı binyamin netenyahu da saldırıları “abd desteğiyle gerçekleştirdiklerini belirterek, bu operasyonu onlarca yıldır süren hedefin doruk noktası “ olarak nitelendirdi.
Ve; Filistin başbakanı mahmud abbas bir kez daha gerçek yüzünü göstererek katil israil ve abd’yi değil İran’ı suçlu gördü. Bilindiği üzere mahmud abbas; israil ajanı olarak bilinir ve Müslümanları her fırsatta satan biri olarak bilinir. Geçtiğimiz yıl işgal altında ki Batı Şeria’da düzenlediği bir toplantıda Hamas’ı “ Köpeğin Oğulları “ olarak nitelendirmişti. Mahmud abbas gibiler bu dünyada yaşamayı hak etmiyor.