SİYASİ İSTİKRARSIZLIK
Demokrasinin temel taşlarından olan siyasi partiler, toplumun farklı kesimlerinin düşüncelerini, taleplerini ve beklentilerini siyasal alana taşıyan kurumlardır. Ancak bir partinin güçlü ve etkili olabilmesi için sadece ideolojiye veya söyleme sahip olması yeterli değildir. Aynı zamanda kurumsal bir istikrara da sahip olması gerekir. Siyasi partilerde yaşanan istikrarsızlık ise hem partinin kendi iç yapısını zayıflatır hem de ülkenin demokratik işleyişine zarar verir.
Kurumsal istikrarsızlık, bir siyasi partinin örgüt yapısının, karar alma mekanizmalarının ve yönetim anlayışının sürekli değişmesi veya zayıflaması anlamına gelir. Kuralları net olmayan, kurumları güçlü olmayan ve kişilere bağlı şekilde yönetilen partilerde ve yerel yönetimlerde bu durum daha sık görülür. Örneğin Hayrabolu Belediye Başkanı Tuncer Başoğlu CHP’den seçilerek belediye başkanı oldu. Şimdi bağımsız olarak devam ediyor. CHP’nin nesini veya neyini beğenmedi acaba; Bence bu durum seçmene karşı yapılan bir saygısızlıktır.
Bir partinin kurumsal yapısı güçlü değilse, parti içinde dengeler kolayca bozulabilir. Böyle bir ortamda parti, uzun vadeli siyasal stratejiler geliştirmekte zorlanır. Kurumsallaşma, bir siyasi partinin kişilere bağlı olmaktan çıkarak kurallara ve ilkelere bağlı bir şekilde yönetilmesi anlamına gelir. Kurumsallaşmamış bir partide görevler, yetkiler ve sorumluluklar açık şekilde tanımlanır. Karar alma süreçleri şeffaftır ve parti içi mekanizmalar düzenli şekilde işler. Yani bir ilçe belediye başkanı mahalle muhtarlığı kendisinden iftar yemeği için masa ve sandalye talep ettiğinde masa ve sandalyeyi vermek veya vermemekle yetkili değildir. Bu belediyenin içindeki kurumun işidir.
Partilerde kurumsal istikrarsızlığın bir çok nedeni vardır. Bunlardan biri kişisel siyaset anlayışıdır. Ortak akıldan uzak durmak, bu tür uygulamalar daha çok yerel yönetimlerde görülmektedir. Diğer taraftan eğer bir belediye başkanı belirli kişilerin etkisi altında kalıp şekilleniyorsa kurumlar zayıflar ve kurum içi dengeler kırılgan hale gelir. Ve; vatandaşlarda acaba soruları şekil almaya başlar, bizim başkanda (A) partisine geçecekmiş galiba sözleri sıkça telaffuz edilmeye başlar ve bu durum gelecek için kötü sonuçlar doğurur.
Bir diğer önemli nedenlerden biri ise kurum içi demokrasinin yeterince işlememesidir. Belediye meclis üyelerinin söz sahibi olmadığı, kararların dar bir çevre tarafından alındığı belediyede zamanla huzursuzluk oluşur. Bu durum belediye içinde gruplaşmalara ve sataşmalara yol açabilir. Çünkü sürekli tartışmalarla, skandallarla gündeme gelen veya yönetim krizleri yaşayan belediyeler, seçmen gözünde güven kaybına uğrar. Böyle olunca kişiler zamanla bu durumlardan çıkış yolları aramaya çalıştıkları için seçmenin tasvip etmediği kişilerle fotoğraf çektirebiliyorlar.
Belediyelerde istikrar sağlamak için güçlü bir kurumsal yapı oluşturulmalıdır. Kurum içi demokrasi işletilmeli, keyfi hareketlerden kaçınılmalı ve farklı görüşlerin ifade edilebildiği ancak ortak hedeflerde birleşilebilen bir kültür geliştirilmelidir. Başkanlık veya liderlik bu noktada büyük önem taşımaktadır. Güçlü bir liderlik keyfi bir otorite kurmak olmamalıdır. Aksi halde lider kendi sonunu hazırlar, sonuç zaten o yönde ilerliyor.