Cumhuriyet Halk Partisi son yıllarda iktidar olabilmek için vermiş olduğu yoğun mücadele küçümsenemez. Bu süreçte genelde ve yerelde bazı sıkıntılarda yaşanmaktadır.  Bunların yaşanması çok normaldir.  Çünkü CHP önemli bir süreçten geçmektedir. CHP'den istifa eden belediye başkanlarına ve milletvekillerine sakın kızmayın, hakaret etmeyin hatta umurunuzda dahi olmasın. Bazı sebepleri bahane  göstererek  CHP'den ayrılanlara sevinin, böylece CHP içinde ki çürük veya gerçek CHP’li olmayanları temizlemiş oluyor. 

31 Mart 2024 yerel seçiminde Cumhuriyet Halk Partisi adayı olarak Ankara- Keçiören’de belediye başkanı seçilen Murat Özarslan; 6 Şubat 2026’da Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Keçiören belediyesi ile alakalı olarak bir araya gelmesinin ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendisine hakarette, tehditte ve iftirada bulunduğunu iddia ederek CHP’den istifa etmişti. Bu konunun henüz kamuoyunda ispatlanmış hali yayınlanmadı. Yani muallakta kaldı.  

Mesut Özarslan; İyi Partinin kuruluşunda yer almış kurucular kurulu üyesi olmuş ve İyi Parti kurucu Ankara İl Başkanlığı yapmıştır. Bu bilginin bir kenara not edilmesi gerekir. Özarslan, CHP’den istifa ederek hangi partiden gelmiş olduğunu bize böylece bir kez daha hatırlatmış oldu. Hatta parti değişimine de açık kapı bıraktı ve 9 Şubat ta ki basın toplantısında “Bana ne AKP ne MHP uzak” yorumunda bulunmuştu. Bunun üzerine CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkal, CHP’den istifa eden Özarslan’a  “Seçmen iradesine saygılıysa belediye başkanlığından da istifa etsin” göndermesine Özarslan’dan karşılık gelmedi.  

Mesut Özarslan; karşılıklı sözlü atışmaların ardından “Mansur Yavaş'a Kılıçdaroğlu şans verdi. Ülkücü ve Milliyetçi camianın oyuyla seçildi. Ülkücü, Milliyetçi ve Maneviyatçı yapı Mansur Yavaş’ı desteklemeyi  bıraktığı gün, Mansur Yavaş’ın Ankara'yı bırakın Türkiye’de bir karşılığı olacağını düşünmüyorum” diyerek konuyu başka yöne doğru çekmeye çalışması hiç inandırıcı olmadı.  

Mesut Özarslan'ın Belediye binasına babasıyla birlikte gelen küçük bir çocukla arasında geçen diyalogda Türkiye’nin gündemine oturmuştu.  

Çocuk, Özarslan’a; “Babamı zabıta yaparmısın ?” diye sormuş.  

Özarslan; “Babanın yaşı kaç “ diye sormuş.   

Çocuk; “34 yaşında” diye cevap vermiş.  

Özarslan ; “Baban rüşvet yer mi?” diye sormuş.   

Bunun üzerine çocuk Özarslan’ın sorusu karşısında sessiz kalınca, çocuğun babası “onu bilmiyor” diyerek müdahale etmesinin ardından;  

Özarslan; “Baban hırsızlık yapar mı?” dedikten sonra kahkaha atmıştı. Daha sonra bu konuşmaların videosu sosyal medyada yayınlanınca vatandaşlar tarafından büyük tepkilere neden olmuştu. Tepkilerin ardından Özarslan; X hesabından “Yanlış anlaşıldım:” diyerek kamuoyundan özür dilemişti.  

Zaten tanınmış kişilerin ve siyasilerin yapmış olduğu en kolay iş. Her şeyi oldu bittiye getirmek, ama şu iyi bilinmelidir ki halk unutmuyor. Şimdi buradan kamuoyuna  soralım, Mesut Özarslan’ın siyaseti sizce etik mi? Bence değil.  İşte bu yüzden CHP’den istifa etmesi çok normal. Bunun gibi siyasetçilerin halk tarafından cezalandırılması gerekir. Yapılacak yerel seçimlerde tekrar aday olması halinde vatandaşlar bu kişiye oy vermeyerek tekrardan başkan olmasını engellemeleri gerekir. Bu tip siyasetçiler siyasi ahlaka da zarar vermektedir.