Emine Ülker Tarhan; Türkiye’nin yakından tanıdığı ve yakın dönem siyasetinde hem hukuk kimliği hem de muhalif duruşuyla dikkat çeken isimlerden biridir. Yargı kökenli bir siyasetçi olarak kamuoyunda tanınan Tarhan, özellikle hukukun üstünlüğü, laiklik ve demokratik değerler üzerine yaptığı vurgularla ve konuşmalarla öne çıkmıştır. Bu kimliğini korumaya devam etmektedir.  

Emine Ülker Tarhan; “Eski Yargıtay hâkimi ve Yarsav eski başkanı, 2011’de CHP Ankara Milletvekilliği yaptı.  CHP'de Grup Başkan vekilliği yaptı. Tarhan’ın CHP’den neden ayrıldığı sorusuna gelince, CHP etkisiz muhalefet yaptığı için, iktidar hedefi olmadığı için, Parti yönetimini ve politik çizgiyi beğenmediği için, Halktan kopuk siyaset yapıldığı için” o dönem partisinden istifa ederek parti kurması CHP tarafından çok fazla eleştirilere maruz kalmıştı. Ama geriye doğruyu bakıldığında Tarhan’ın ne kadar doğru bir şey yaptığı görülüyor.  

Tarhan; Uzun yıllar hakimlik yapmış, adalet sisteminin çeşitli kademelerinde görev almıştır.  Bu süreçte edindiği tecrübe, onun siyasal söylemlerinde belirleyici bir rol oynamıştır.  Yargı bağımsızlığı, tarafsızlık ve hukuk devleti ilkeleri, Tarhan’ın hem meslek hayatında hem de siyasi kariyerinde temel referans noktaları olmuştur.  Tarhan; aktif siyasete Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında adım atmıştır.  Milletvekili olarak parlamentoya giren Tarhan, kısa sürede partinin öne çıkan figürlerinden biri haline gelmiştir.  Mecliste özellikle hukuk, demokrasi ve kadın hakları konularında yaptığı konuşmalarla dikkat çekmiş, muhalif ve eleştirel üslubuyla kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştır.  

Tarhan; zamanında parti yönetimiyle yaşadığı görüş ayrılıkları, CHP’den ayrılmasına yol açmıştı.  Bu ayrılık, Türkiye siyasetinde önemli tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Tarhan, daha sonra Anadolu Partisi adlı siyasi oluşumu kurarak kendi politik çizgisini ortaya koymaya çalışmıştır.  Bu girişim, Türkiye’de alternatif siyasi hareket arayışlarının bir örneği olarak değerlendirilebilir.  

Emine Ülker Tarhan'ın siyasi duruşu genel olarak ulusalcı, laik ve hukuk temelli bir çizgide şekillenmiştir.  Özellikle kuvvetler ayrılığı, Yargı bağımsızlığı ve demokratik standartların korunması konularında yaptığı eleştiriler, onun kamuoyundaki etkisini artırmıştır. Tarhan, siyaset kurumuna yönelik eleştirilerinde zaman zaman sert ve doğrudan bir dil kullanarak dikkat çekmiştir. Kısa sayılabilecek siyasi kariyerine rağmen Türkiye’de muhalefet dinamikleri içinde kendine özgü bir yer edinmiştir.  Özellikle Yargı kökenli bir siyasetçi olarak, hukuk devleti tartışmalarına yaptığı katkılar önemlidir.  Siyasetten zaman zaman uzaklaşsa da fikirleri ve açıklamalarıyla gündemde kalmayı sürdürmüştür.  

Tarhan; Türkiye’de hukuk ve siyaset arasındaki ilişkinin somut örneklerinden biri olarak değerlendirilebilir.  Hem mesleki birimi hem de siyasi tecrübesi, onu farklı kılan temel unsurlar olmuştur. Türk siyasetinde bıraktığı iz, özellikle hukuk devleti ve demokratik değerler üzerine yürütülen tartışmalarda kendini göstermeye devam etmektedir.  Tekrar hoş geldin Emine Ülker Tarhan: